Arşiv
Ara

Bu bölümde sistem içerisindeki makaleler arasında arama yapabilirsiniz.

Dergi Kimliği

Online ISSN (İngilizce)
1305-3124

Basılı ISSN (Türkçe)
1300-5251

Online ISSN (Türkçe)
1305-3132

Kuruluş
1993

Editör
Cihat Şen

Yardımcı Editörler
Murat Yayla, Oluş Api

Kendi popülasyonumuzda gebelik yaşına göre düşük ağırlıklı (sga) fetus doğumu ile sonuçlanan önemli risk faktörleri

Turgay Şener, Sabahat Atar Gürel, Hulusi Gürel, Sinan Özalp, Hikmet Hassa, Tayfun Enünlü

Künye

Kendi popülasyonumuzda gebelik yaşına göre düşük ağırlıklı (sga) fetus doğumu ile sonuçlanan önemli risk faktörleri. Perinatoloji Dergisi 1993;1(4):224-230

Yazar Bilgileri

Turgay Şener,
Sabahat Atar Gürel,
Hulusi Gürel,
Sinan Özalp,
Hikmet Hassa,
Tayfun Enünlü

  1. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Eskişehir TR
Yayın Geçmişi

Yayınlanma Tarihi: 15 Aralık 1993

Çıkar Çakışması

Çıkar çakışması bulunmadığı belirtilmiştir.

Amaç
Mart 1990-Mayıs 1991 tarihleri arasında kliniğimizde toplam 509 doğum oldu. 
Yöntem
Bunlardan canlı, tekil, anomalisi ve eksik verisi bulunmayan 420 olgu çalışma kapsamına alındı. SGA fetüsler açısından kendi popülasyonumuz için önlenebilir en önemli risk faktörlerinin önceki doğum ile bu doğum arasındaki kısa interval ve hipertansif hastalık varlığı olduğu saptandı. Doğum intervali 12 ayın altında olanlarda SGA sıklığı anlamlı olarak yüksekti (p<0.01). 
Bulgular
Doğum intervali 12 ayın üstü olanlar referans alındığında 12 ayın altında olanlarda SGA riskinin 13.7 kez arttığı, intervalin 12 ayın üstüne çıkartılması ile SGA infant doğum­larının % 43'ünün önlenebileceği bulundu. 
Sonuç
Hipertansif hastalığı olan gebelerde SGA infant doğurma riskinin 5.9 kez arttığı ve atfedilen riskin % 27 olduğu bulundu.
Anahtar Kelimeler

Düşük ağırlıklı fetüs, Gebelikte hiper­ tansiyon

Giriş
Gelişmiş ülkelerde SGA (Düşük ağırlıklı) infant do­ğumu ile sonuçlanan gebeliklerden sorumlu risk fak­törlerinin belirlenmesi, teşhis ve tedavisi ile ilgili ya­ pılmış çok sayıda çalışma vardır. Buna karşılık ge­ lişmekte olan ve geri kalmış ülkelerde bu sorunun çok daha önemli olmasına rağmen bu konuda yapıl­ mış çalışmalar çok az sayıda olup bunların da ço­ğunluğu yöntem ve istatistiksel değerlendirme açı­ sından yetersiz bulunmuştur [1].
SGA fetus doğumundan sorumlu çok sayıda risk faktörü bildirilmiştir. Bunlardan başlıcaları küçük veya ileri anne yaşı, [1], [2], [3] kısa boy, [1], [2], [4] nulliparae, [1], [3] eğitim düzeyinin düşük olması, [1], [5] gebelikler arasında kısa interval, [5] bir işyerinde çalışma, [6], [7] sigara içme [8],-13] gebelik öncesi kilonun düşük ol­ ması [1], [2], [14], [15], [16], gebelikte yetersiz kilo alımı [2], [4], [17] gebede vasküler hastalık varlığıdır [18], [19].
Ancak çalışmalar arasında metod farklılığı ve esas olarak da çalışılan toplumun özelliğinden kaynakla­ nan farklılıklar bulunmaktadır. Yukarıda risk faktörü olarak bildirilen maddeleri risk faktörü olarak tanım­lamayan çalışmalar da mevcuttur. Bunlara örnek ola­ rak yaş [9], [16], boy [16], [20], gravida [16], parite [10], eği­ tim [2], gebelikten önce sigara içme [21], gebelikte si­ gara içme [20], gebelikten önceki ve gebelikte alınan kilo [20] verilebilir.
Çalışmalar arasındaki bu farklılıktan esas sorumlu faktör çalışmanın yapıldığı toplumun özelliğidir. Ge­ lişmiş ülkelerde sigara içme, ilaç bağımlılığı gibi faktörler ön plana çıkarken geri kalmış veya geliş­ mekte olan ülkelerde gebenin beslenme durumu, eği­tim düzeyinin düşük olması gibi faktörler önem ka­ zanmaktadır.
Kendi toplumumuzu ilgilendiren risk faktörlerinin sağlıklı olarak tespit edilerek gebelik öncesinde ve gebelik sırasında bunu önlemeye yönelik tedbirlerin alınmasının, ülkemizde yüksek olan perinatal morbidite ve mortalitenin düşürülmesine olumlu katkısının olacağına inandığımızdan bu çalışmayı planladık.
Yöntem
1 Mart 1990-31 Mayıs 1991 tarihleri arasında, kliniği­ mizde toplam 509 doğum oldu. Bunlardan 5'i immatür do­ğum (28 haftanın altında), 13'U ölü doğum, 7'si çoğul ge­belik, 8'i fetal anomalisinin bulunması ve 9'u verilerin ek­sik olması nedeniyle (toplam 43 olgu) çalışma dışı bırakıl­ dı. Toplam 466 olgu çalışma kapsamına alındı.
Çalışma kapsamına alınan gebelerin tümünde maternal ve paternal karakteristikler gebenin kendisine sorularak, ante­ natal takibi ile ilgili bilgiler dosya kayıtlarından yararlanı­larak dolduruldu.
Çalışmanın bitiminde, kendi popülasyonumuzdan hazırla­ dığımız doğum ağırlığı standardına [22] göre 10. persentilin altında doğan infantlar SGA, 10. ile 90. persentil ara­sında doğan infantlar gebelik yaşına göre uygun ağırlıklı (AGA), 90. persentilin üstünde olanlar gebelik yaşına göre yüksek ağırlıklı (LGA) olarak gruplandırıldı. Toplam SGA infant doğumu ile sonuçlanan gebelik sayısı 40, AGA infant doğumu ile sonuçlanan gebelik sayısı 380 idi. SGA infant doğuran 40 olgu çalışma grubu, AGA infant doğuran 380 olgu kontrol grubu olarak alındı. LGA'lı 46 olgu çalışma dışı bırakıldı.
Önceki doğum ile bu gebeliği arasındaki süre, önceki canlı doğum ile sonuçlanan gebeliğinin doğum tarihi ile bu ge­ beliğinin doğum tarihi arasındaki süre ay olarak hesapla­narak bulundu.
Önceki doğumda bebeğin doğum ağırlığı gebenin bir ön­ceki canlı doğum ile sonuçlanmış doğumunda bebeğin do­ğum ağırlığı olup dosya kayıtlarından veya gebeye sorula­rak bulundu.
Doğumdaki kilosundan gebelik öncesi kilosu çıkartılarak gebelikte alınan kilo (GAK) hesaplandı. Son antenatal ta­kip ile doğum arasında 2 haftadan uzun süre olan gebeler­de doğum için müracaat ettiğinde kilosu ölçüldü bundan gebelik öncesi kilosu çıkartılarak GAK bulundu. Maternal boy ve vücut kitle indeksi (VKİ) hesaplanarak bunların gruplardaki dağılımı tespit edildi. Altı saat ara ile yapılan en az 2 ölçümde sistolik basıncın en az 140 mmHg, diastolik basıncın en az 90 mmHg olması veya ön­ ceki kan basıncına göre sistolikte en az 30 mmHg, diasto likte en az 15 mmHg artışın olması hipertansiyon kriteri olarak kabul edildi [17-23].
Proteinüri, antenatal takipte Ames Multipl Reagent idrar stick'i kullanılarak yapılan idrar tetkiklerinde en azından bir kez "+" (0.3 gr/dl) veya üstünde çıkması kabul edileli.
Gebelik komplikasyonlarından olan anemi, hemoglobinin (Hb) 10 gr/dl'nin altında olması; hiperemezis gravidarum, hastanede yatırılarak takibi gerektiren, kilo kayıbı ve keto-nüri ile giden bulantı ve kusmalarının olması; prematürite, tamamlanmış 37. gebelik haftasının öncesinde doğumun olması; idrar yolu enfeksiyonu (İYE), idrar kültüründe üremenin olması olarak kabul edildi.
Tahmini gebelik yaşının hesaplanmasında gebenin son adet tarihi (SAT) esas alındı. Olguların 93'ünde (% 20) bi­ rinci trimestrde yapılan pelvik muayene ve gebelik testi ile, 19'unda (% 4) birinci trimestrde pelvik muayene ve ultrasonogram (USG) ile, 124'ünde (% 26.7) birinci tri­ mestrde pelvik muayene ve birinci trîmestr dışında en az iki USG ile, 125'inde (% 26.8) birinci trimestr dışında en az iki USG ile, 78'inde (% 16.7) birinci trimestr dışında bir USG ile, SAT ile belirlenen gebelik yaşı doğrulandı. Sadece 27 (% 5.8) olguda gebelik yaşının belirlenmesinde tek kriter SAT oldu. SAT şüpheli olan gebelerde en erken gebelik haftasında yapılan USG kriter alındı.
İstatistiksel analizler BMDP ve SYSTAT paket program­ lar kullanılarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı ve Anadolu Üniversitesi Tıp Fakül­tesi Biyoistatistik Anabilim Dalının katkıları ile x 2 testi, Student t testi, Poission ve multipl logistik regresyon ana­ lizleri yapılarak gerçekleştirildi (p<0.05 olması anlamlı kabul edildi).
Olası riskin bulunması için Odd ratio (OR) ve % 95 confi­dence limit hesaplandı [24]. OR, SGA riskinin arttığı fak­ törlerde artış oranını belirlemek için kullanıldı. Örneğin OR=2 ise o faktörün varlığında SGA görülme riskinin 2 misli arttığı belirlendi. OR dağılımı orantılı olmayan bir dağılım gösterdiğinden, doğruluğunu test etmede standart hatanın kullanılması doğru değildir. Bu nedenle % 95 gü­ venlik limiti kullanıldı. Güvenlik limitinin dağılımı l'i kapsamıyor ise tahmin anlamlı olup testin güvenilir oldu­ ğunu göstermektedir [25]. OR ile hesaplanan riskin önlene­ bilir olan oranım bulmak için atributable risk (AR, atfedi­ len risk) hesaplandı [26].
BMDP programı ile lojistik regresyon analizi yaparken bir modele sınırlı parametrenin konulabilmesi nedeniyle 3 ay­rı regresyon modeli oluşturuldu. Her bir modelde p<0.25 olan parametreler ile 4. bir model oluşturuldu ve bu mode­ lin sonuçlan değerlendirildi.
Bulgular
SGA ve AGA grubundaki gebelerin sosyodemogra-fik karakteristikleri Tablo l'de verildi. Gebenin sos-yodemografik karakterlerinin hiçbirisi ile SGA ara­sında anlamlı bir ilişki bulunamadı. SGA ve AGA grubunda babaya ait karakteristikler Tablo 2'de verildi. Babaya ait karakteristiklerden hiçbirisi SGA üzerinde anlamlı etkiye sahip bulun­ madı.
Tablo 3'de önceki doğum ile ilgili özellikler verilmiş olup, SGA doğum hikayesi ve gebelik intervalinin 12 ay'dan az olması hali istatistiksel açıdan anlamlı olarak SGA fetüslerde fazla bulunmuştur. Gebelik öncesi ve gebelikte sigara içme ile ilgili özellikler Tablo 4'de verildi.
Gebelik öncesi ve gebe­likte sigara içme ile SGA arasında anlamlı bir ilişki bulunamadı.Gebelik öncesi ve gebelikte alınan kilo ile ilgili ka­ rakteristikler Tablo 5'de verildi. SGA ve AGA infant doğuran gebelerin gebelikten önce ve doğumdaki ki­loları arasında anlamlı bir farklılık bulunamadı.
Antenatal karakteristiklerden SGA infantlarda ante­natal proteinim bulunma oranının (p<0.01) ve ante­ natal takipsizlik oranının (p<0.05) AGA infantlardan anlamlı olarak yüksek olduğu saptandı (Tablo 6). Diğer parametreler anlamlı farklılık göstermedi.
Gebelik komplikasyonlannın dağılımı Tablo 7'de verildi. Gebelik komplikasyonlarından sadece hiper- tansif hastalıkların SGA infant doğuran gebelerde AGA infant doğuran gebelerden anlamlı olarak yük­ sek olduğu bulundu (p<0.01) Tablo 8'de yapılan univariate analizlerde anlamlı çıkan parametreler ile bunlara ait OR, % 95 Cİ ve AR değerleri verildi. Tablodan da görüldüğü gibi SGA'da en önemli risk faktörünün gebelikler arası sürenin kısa olmasının olduğu saptandı. Diğer önem­ li risk faktörlerinin gebeliğe eşlik eden hipertansif hastalık, proteinüri, önceki gebeliğinde SGA infant doğurma öyküsü ve antenatal takip olduğu bulundu.
SGA oluşmasında etkili faktörleri belirlemek için yapılan multipl logistik regresyon analizinin sonuç­ları Tablo 9'da verildi. Daha önce verilen univariate analiz ile uyumlu olarak en önemli risk faktörlerinin interval ve hipertansif hastalık olduğu bulundu. Uni­ variate analiz sonuçlarından farklı olarak sosyode- mografik, paternal, antenatal, önceki doğum, kilo ve sigara ile ilgili karakteristikler kontrol edildiğinde, önceki doğumda SGA öyküsü, proteinüri ve antena­ tal takibin bulunmamasının SGA üzerine anlamlı et­ kili olmaktan çıktığı görüldü.
Tartışma
Çalışmada maternal sosyodemografik ve paternal karakteristikler SGA ve AGA infant doğuran gebe­ ler arasında anlamlı farklılık göstermedi.
SGA infant doğuran 40 gebenin 16'sı işte çalışıyor olup bunların 13'ü memur, 3'ü sağlık personeliydi. İçlerinde ağır işte çalışan gebe bulunmuyordu. Ayrıca işte çalışan gebelerin genellikle eğitim düzeyinin ve alım güçle­rinin daha yüksek olması ile bu sonuç izah edildi. SGA grubunda önceki doğum ağırlığının ortalaması AGA grubunda daha düşük olmakla birlikte istatis­ tiksel olarak anlamlı bulunmadı. Benzer şekilde ön­ceki doğumun gerçekleştiği gebelik haftaları da iki grup arasında anlamlı farklılık göstermedi. SGA infant doğuran grupta önceki gebeliğinde SGA infant doğurma oranı % 37.5 olup AGA grubunun oranı olan % 12.2'den anlamlı olarak yüksek bulun­ du (p<0.05). SGA infant doğuranlarda takip eden gebeliğinde SGA infant doğurma riskinin 4.3 misli arttığı ve atfedilen riskin % 15 olduğu bulundu (Tablo 8, OR=4.3, % 95 Cİ=1.4-13.1, AR=% 15). Kaynak taramasında da riskin 2.6 misli arttığı, atfe­ dilen riskin ise % 14.1 olduğu bildirilmiştir [5].
Lieberman ve ark. [#5] önceki doğumu ile bu gebeliğinin SAT'i arasındaki süre 18 ayın altında olanlarda, 24-36 ay olanlar ile karşılaştırıldıklarında SGA in­ fant doğurma riskinin 2 misli arttığını bildirdiler. Çalışmamızda yapılan univariate ve multivariate analizlerde de benzer sonuç bulundu. SGA infant doğuran gebelerde önceki doğum ile bu doğum ara­sındaki süre 12 ayın altında olanların oranı % 18.7 iken bu oran SGA infant doğuranlarda % 1.6 oldu ve interval 12 ayın altında olanlarda SGA infant doğur­ma riskinin anlamlı olarak arttığı bulundu (p<0.01). Önceki doğum ile bu doğum arasındaki süre 25-48 ay arası olanlar ile karşılaştırıldığında 12 ayın altın­ da olanlarda SGA riskinin 16.8 misli arttığı bulundu (Tablo 9). 12 ayın üstü referans alındığında SGA in­fant doğurma riskinin 12 ayın altında 13.7 misli art­ tığı, intervalin 12 ayın üstüne çıkartılması ile SGA infant doğumunun % 43'nün önlenebileceği bulundu (Tablo 8, OR=13.7, % 95 CL=2.5-74.7, AR=% 43.0). Önceki gebelikteki laktasyon süresinin SGA üzerine anlamlı bir etkisi bulunamadı (p>0.05). Kaynak tara­ masında benzer bir çalışmaya rastlanılamadı. Önceki gebelikte prematür doğum ile SGA infant doğurma arasında anlamlı bir ilişki bulunamadı (p>0.05). Kaynak taramasında daha önceki gebeliğinde prema­ tür doğum öyküsü olanlarda SGA riskinin anlamlı olarak arttığı bildirilmiştir [2]. Ancak bu çalışmada önceki tüm gebelikler, çalışmamızda ise sadece bir önceki gebeliği dikkate alındığından karşılaştırma yapılamadı.
SGA ve AGA grupları arasında gebelikten önce ve gebeliğinde sigara içme açısında anlamlı bir farklılık bulunamadı (p>0.05, Tablo 4). Gebelerin toplam 148'i (% 35) gebelikten önce sigara içerken 74'ü (% 17.6) gebeliğinde sigara içmeye devam etti. SGA in­ fant doğuran gebelerin 16'sı (% 40) gebelikten önce sigara içerken 9'u (% 22.5) gebeliğinde sigara içme­ye devam etti. Buna karşılık AGA infant doğuran gebelerin 132'si (34.7) gebelikten önce sigara içer­ ken 65'i (% 17.1) gebeliğinde içmeye devam etti. Gebelikten önce sigara içen gebelerin yaklaşık yarı­sının gebe kalınca sigarayı bıraktığı görüldü. SGA infant doğuran ve sigara içen 9 gebeden 8'i günde 1 - 5 arasında, sadece 1 tanesi 5'in üstünde sigara içiyor­du. Sonuç olarak toplumumuzda gebelik öncesi yük­ sek sayılabilecek oranda sigara içilmesine rağmen gebe kalınca bu oranın yarıya inmesi ve sigara içme­ ye devam eden gebelerin de az sayıda içmesi (% 88'i 5 adet/gün'ün altında) nedeniyle sigara içmenin top­lumumuzda SGA açısından önemli bir risk oluştur­madığı gözlendi.
Yapılan çalışmalarda genellikle gebelik öncesi kilo [1], [2], [14], [15], [16] ve gebelikte alınan kilonun [2, 14-17] SGA sıklığını anlamlı olarak etkilediği bildirilmiştir. Ça­lışmamızda gebelik öncesi kilo, doğumdaki kilo ve GAK ile SGA sıklığı arasında anlamlı bir ilişki bulu­ namadı. Bu da kilo ile ilgili parametrelerin kendi popülasyonumuz için önemil bir risk faktörü olmadığı­ nı gösterdi.
SGA grubunda antenatal takibi bulunmayanların oranı % 15 olup AGA grubundan % 6.3 ile anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.05). Antenatal takibi bulunmayanlarda SGA riskinin 3.2 kez arttığı, gebe­lerin antenatal takibe gelmeleri ile SGA infant doğu­ mu ile sonuçlanan gebeliklerin % 14'ünün önlenebi­ leceği bulundu (Tablo 8, OR=3.2, % 95 CL=1.3-7.9, AR= % 14).
Kaynak taramasında, antenatal takip sayısı 5-9 arası olan gebeler referans grup alındıklarında antenatal takibi olmayanlarda riskin 2.2, 1-4 arasında olanlar­ da riskin 2.9, 9'un üstünde olanlarda ise riskin 7.2 misli arttığı bildirilmiştir [#1]. Takip sayısının 5 ve üs­tüne çıkartılması ile SGA gebeliklerin % 11.6'sının önlenebileceği bildirilmiştir ^\ Buna karşılık ante­ natal takip ile SGA arasında anlamlı bir ilişki bul­mayan çalışma da mevcuttur [20].
Çalışmamızda SGA infant doğuran gebelerde gebeli­ ğinde proteinüri saptanma oranı % 17.9 olup AGA grubundan % 4.1 ile anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.01). Proteinüri bulunan gebelerde SGA infant doğurma oranının 5.2 kez arttığı, atfedilen riskin ise % 23.5 olduğu bulundu (Tablo 8, OR=5.2, % 95 CL=2.0-13.6, AR= % 23.5). Wennergren ve Karls-son'nun [27] risk skorlamasında proteinürinin risk faktörü olarak gösterilmesine karşılık kaynak tara­masında proteinüri ile ilgili benzer sonuç bulunama­dı.
Gebelik komplikasyonlarından sadece hipertansif hastalık varlığında SGA riskinin anlamlı olarak arttı­ ğı saptandı. Hipertansif hastalığı olan gebelerde SGA riskinin 5.9 kez arttığı, atfedilen riskin ise % 27 olduğu bulundu (Tablo 8, OR=5.9, % 95 CL=1.2-22 AR= % 27). Hipertansif hastalıklar SGA infant doğumlarının en önemli risk faktörlerinden olup [18], [19], [20]. SGA riskinin hipertansiyon varlığında 2.9 kez, preeklamptik gebelerde ise 18.7 kez arttığı, at­fedilen riskin ise % 28.4 olduğu bildirilmiştir [#20].
Sonuç
Multivariate analizler dikkate alındığında kendi po- pülasyonumuz için SGA infant doğurma açısından en önemli risk faktörlerinin gebelikler arasındaki kısa interval ve gebede hipertansif hastalık mevcudi­ yeti olduğu bulundu. Bu faktörlerin düzeltilmesi SGA infant doğurma riskini azaltacak ülkemizde yüksek bulunan perinatal morbidite ve mortalitenin düşürülmesine yardımcı olacaktır.

 
Kaynaklar
1. Ferraz EM, Gray RH, Cünha TM: Determinants of preterm delivery and intrauterine growth retardation in North East Brazil. Epidemiol 19:101, 1990.
2. Wen SW, Goldenberg RL, Cutter GR, et al: Intrauterine growth retardation and preterm delivery: Prenatal risk factors in an indigent population. Am J Obstet Gynecol 162:213, 1990.
3. Gürekan B, Gelişen O, Dölen İ: Düşük doğum ağırlığı sıklığı nın anne yaşı ve gebelik sayısı ile ilişkisinin değerlendirilmesi. T Klin Jinekol Obst 2:21, 1991.
4. Divon MY, Guidetti DA, Braverman .1.1, et al: Intrauterine growth retardation. A prospective study of the diagnostic value of realtime sonography combined with umblical artery flow veloci- metry. Obstet Gynecol 72:611, 1988.
5. Lieberman E, Lang JM, Ryan KJ, et al: The assosiation of inter-pregnancy interval with small for gestational age births. Obstet Gynecol 74:1, 1989.
6. Alegre A, Escudero FJR, Cruz E, et al: Influence of work during pregnancy on fetal weight. J Reprod Med 29:334, 1984.
7. Chamberlain G, Garcia J: Pregnant women at work. Lancet 29:228, 1983.
8. Secher NJ, Hjortdal J, Hjortdal V: Smoking affects fetal growth selectively. Acta ObstetGynecol Scand 69:469, 1990.
9. Cnattingius S, Axelsson O, Eklund G, et al: Smoking, mater nal age and fetal growth. Obstet Gynecol 66:449, 1985.
10. Ounsted M, Moar VA, Scott A: Risk factors associated with small for dates and large for dates infants. Br J Obstet Gynecol 92:226, 1985.
11. Meberg A, Marstein S: Smoking during pregnancy. Effects on the fetal thyroid function. Acta Pediatr Scand 75:762, 1986.
12. Mochizuki M, Maruo T, Masuko K: Mechanism of fetal growth retardation caused by smoking during pregnancy. Acta Physiologica Hung 65:295, 1985.
13. Martha M, Werler B, Pober B, et al: Smoking and preg nancy. Teratology 32:473, 1985.
14. Raman L: Maternal risk factors in intrauterine malnutrition. Indian J Pediatr 54:503, 1987.
15. Miiller BÖ, Medhin MG, Lindmark G: Maternal weight, weight gain and birthweight at term in the rural Tanzanian village of Hula. BrJ of Obstet Gynecol 96:158, 1989.
16. Gormican A, Valentine J, Satter E: Relationships of mater nal weight gain, prepregnancy weight and infant birthweight. J Am Diet Assoc 7:662, 1980.
17. Rössner S, Öhlin A: Maternal body weiizht and relation to birth weight. Acta Obstet Gynecol Scand 69:475, 1990.
18. Frigoletto FD, Rothchilcl SB: Altered fetal crowlh: An over view. Clin ObstetGynecol 20:915, 1977.
19. James D: Diagnosis and management of fetal growth retarda tion. Arch Dis Child 65(4 Spect No):390. 1990.
20. Lawton FG, Mason GC, Kelly KA, et al: Poor maternal we- ight gain between 28 and 32 weeks gestation may predict small for gestational age infants. Br J Obstet Gynaecol 95:884. 1988.
21. Butler NR, Goldstein H: Smoking in pregnancy and subse quent child development. Br Med J 4:573, 1973.
22. Şener T, Atar Gürel S, Gürel H, ve ark: Fetal gelişmenin değerlendirilmesinde kullanılan kendi popülasyomuza ait doğum ağırlığı standart eğrileri. Zeynep Kamil Tıp Bülteni 24(2):230- 236, 1992.
23. Spellacy WN: Fetal growth retardation, In: Danforth DN, Scott JR (ed). Obstetrics and Gynecology. Philadelphia, J.B. Lip- pincott Comp. s:467, 1986.
24. Dawson SB, Trapp RG: Basic and Clinical Bioistatics. East Norwalk Appleton and Lange, 1990.
25. Ounsted M, Moar VA, Scott A: Risk factors associated with Small for dates and large for dates infants. Br J Obstet Gynecol 92:226, 1985.
26. Sümbüloğlu K: Sağlık Alanında Özel İstatistiksel Yöntem-ler. Ankara: Ankara Tabip Odası Yayını, 93, 1982.
27. Wennergren M, Karlsson K: A scoring system for antenatal identification of fetal growth retardation. Br J Obstet Gynecol 89:520, 1982.
28. Carlson DE: Maternal diseases associated with intrauterine growth retardation. Semin perinat 12:17, 1988.
Dosya / Açıklama
Tablo 1
Maternal sosyodemografik karakteristikler
Tablo 2
Paternal karakteristikler
Tablo 3
Önceki doğum ile ilgili karakteristikler
Tablo 4
Gebelik öncesi ve gebelikte sigara içme
Tablo 5
Gebelik öncesi ve gebelikte alınan kilo
Tablo 6
Antenatal karakteristikler
Tablo 7
Gebelik komplikasyonlarının dağılımı
Tablo 8
Univariate analiz sonuçlarına göre Odds ratio (OR), % 95 Confidence limit (CL) ve Atfedilen risk (AR) değerleri
Tablo 8
Univariate analiz sonuçlarına göre Odds ratio (OR), % 95 Confidence limit (CL) ve Atfedilen risk (AR) değerleri