Ara

Bu bölümde sistem içerisindeki makaleler arasında arama yapabilirsiniz.

Dergi Kimliği

Online ISSN (İngilizce)
1305-3124

Basılı ISSN (Türkçe)
1300-5251

Online ISSN (Türkçe)
1305-3132

Kuruluş
1993

Editör
Cihat Şen

Yardımcı Editörler
Murat Yayla, Oluş Api

Sağlıklı term ve preterm yenidoğanlarda umbilikal arter asit-baz durumu ve laktat düzeyleri ve doğum şeklinin ilişkisinin değerlendirilmesi

Ener Çağrı Dinleyici, Neslihan Tekin, Mehmet Arif Akşit, Başar Tekin, Ömer Çolak

Künye

Sağlıklı term ve preterm yenidoğanlarda umbilikal arter asit-baz durumu ve laktat düzeyleri ve doğum şeklinin ilişkisinin değerlendirilmesi. Perinatoloji Dergisi 2005;13(5):191-197

Yazar Bilgileri

Ener Çağrı Dinleyici1,
Neslihan Tekin2,
Mehmet Arif Akşit2,
Başar Tekin3,
Ömer Çolak4

  1. Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı- Eskişehir TR
  2. Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Neonataoloji Bilim Dalı- Eskişehir TR
  3. Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı- Eskişehir TR
  4. Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Biyokimya Anailim Dalı- Eskişehir TR
Yayın Geçmişi

Yayınlanma Tarihi: 15 Aralık 2005

Çıkar Çakışması

Çıkar çakışması bulunmadığı belirtilmiştir.

Amaç
Umbilikal kord kan gazı analizi birçok perinatoloji merkezinde rutin olarak yapılmaktadır.Umbilikal kord kan gazı parametrelerinin yorumlanması,yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde takip edilen bebeklerin klinik durumunun,tedavi planının ve prognozunun belirlenmesinde önemli göstergelerden biridir. Bu çalışmada; sağlıklı term ve preterm yenidoğanların umbilikal arter kan gazı parametreleri ile asit-baz dengesinin ve laktat düzeylerinin belirlenmesi ve bu parametreler ile doğum şekli arasındaki muhtemel ilişkinin değerlendirilmesi planlanmıştır. 
Yöntem
Çalışmaya Neonatoloji ünitesinde takip edilen 108 yenidoğanda (85term,23 preterm;48 vajinal yol ile doğan,60 sezaryen ile doğan) umbilikal arter kan gazı parametreleri değerlendirildi.
Bulgular
Preterm bebeklerde umbilikal arter laktat düzeyleri term bebeklere göre yüksek olarak saptandı 29.4 ± 2.75, 21.0 ± 1.0 mg/dl,p<0.01).Umbilikal arter ortalama pO2,Na,Cl ve osmolarite de¤erleri vajinal yol ile do¤anlarda sezaryen ile do¤anlara göre daha düşük olarak saptandı(sırasıyla p<0.05,p<0.001,p<0.01, p<0.01).Vajinal yol ile do¤an bebeklerde umbilikal arter ortalama laktat düzeyleri(28.95 ± 1.65 mg/dl)sezaryen ile doğan bebeklerin ortalama laktat düzeylerine(18.06 ± 0.99 mg/dl) göre yüksek olarak saptandı(p<0.001).Umbilikal arter p02, ct02 ve s02 düzeyleri ile F02Hb ve FCOHb düzeyleri ile pozitif, FHHb ve FmetHb düzeyleri ile negatif korelasyon saptandı.Umbilikal arter P02,ct02 ve s02 düzeyleri ile umbilikal arter pH düzeyi arasında pozitif,pC02 düzeyi arasında ise negatif korelasyon saptandı.
Sonuç
Sağlıklı yenido¤anlardan elde edilen kan gazı parametrelerinin hastanın klinik bilgileri ile bütünlük içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anahtar Kelimeler

Umbilikal arter,kan gazı,gebelik haftası,doğum şekli, laktat,term,preterm

Giriş
Kan gazı parametreleri ve bu parametrelerin yorumlanması; yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde, hastanın klinik durumunun,tedavi planının ve prognozunun belirlenmesinde kullanılan en önemli göstergelerden biridir.Kan gazı parametrelerinin değerlendirilmesi tüm yoğun bakım hastalarında önemli bir tetkik olmakla birlikte;yenidoğan döneminde fizyolojinin farklı olması,çok hızlı değişmesi ve çok az miktarda kan ile çalışılması tetkikin değerini arttırmaktadır.Geçmişte sadece pH,karbondioksit ve oksijen parsiyel basınçlarının değerlendirilirken;günümüzde oksijenizasyon ve asit-baz dengesinin değerlendirilmesinde birçok kan gazı parametresi bir arada değerlendirilmektedir(1-5).Kan gazları;oksijenizasyon,karbondioksit homeostazisi,asid-baz dengesi ve pulmoner fonksiyonların yeterliliğini ortaya koymada en önemli araçtır.Kan gazları aynı zamanda solunum yetmezliği olan yenidoğanlarda oksijen ve ventilatör tedavisinin yönlendirilmesinde ve kardiyak,renal,santral sinir sistemini ilgilendiren hastalıklarda da önemli bir tanısal araçtır.Kan gazı değerlerindeki düzelmeler tedavi etkinliğinin bir göstergesi olarak ta kullanılabilir. Doğum odasında umbilikal arter kan gazlarının alınması ve değerlendirilmesi günümüzde kaliteli yenidoğan bakımı için rutin bir uygulama haline gelmiştir(1-2,4).Özellikle yenidoğanın ilk saatler içersindeki değerlendirmesinde,geleneksel olarak kullanılan Apgar skorlaması ile birlikte umbilikal arter ve ven kan gazı parametrelerinin bir arada değerlendirilmesi erken tedavi yaklaşımları konusunda önem kazanmıştır.Özellikle yüksek riskli ve genel durumu kötü olan yenidoğanlarda şok,hipotansiyon,periferik vazokonstriksiyon ve akrosiyanoz gibi durumlarda kapiller ven kan gazı değerleri gerçek verileri yansıtmamaktadır.Bununla birlikte günümüzde kan gazı analizinde yer alan parametrelerin artması ile hipoksi değerlendirmesi Apgar skoru ve umbilikal arter pH değerine dayalı olarak yapılmamaktadır.Hipoksi sonucu gelişen laktik asidemi yada kompanse edilmekte olan asid-baz dengesizlikleri ortaya konulabilmekte,hipoksinin akut yada kronik olduğu,hangi mekanizmanın kompansasyonda rol aldığı hakkında fikir yürütülebilmektedir.Bu çalışma,değerlendirme kapsamına giren kan gazı parametrelerinin artması nedeniyle kliniğimizin umbilikal arter kan gazı analizi referans değerlerini belirlemek ve bu parametreler ile gestasyonel yaş ve doğum şekli arasındaki muhtemel ilişkinin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir.
Yöntem
Çalışmaya Neonatoloji Servisi’nde takip edilen, 5.dakika Apgar skoru 6’nın üzerinde,erken neonatal dönemini sorunsuz geçiren, yenidoğanlar alındı.Tüm yenidoğanlardan doğum salonunda kordonun klemplenmesini takiben heparinle yıkanmış enjektöre 2cc arteryel kan alındı.Örnekler on dakika içerisinde soğuk zincire uygun olarak analizin yapılacağı laboratuara ulaştırıldı.Tüm yenidoğanların umbilikal arter kanı örneklerinde Tablo 1’de yer alan parametreler ünitemiz Biyokimya laboratuarında ABL Radiometer cihazı ile çalışılmıştır.Daha önce yapılan çalışmalarda sağlıklı yenidoğanlarda umbilikal arter pH değeri için kabul edilen cut-off değeri 7.20 olması nedeni ile umbilikal arter pH değeri bu değerin üzerinde olan 108 yenidoğan çalışma kapsamına alındı.Çalışma grubu gestasyon haftasına göre ve doğum şekline göre gruplara ayrıldı. Tüm istatistiksel değerlendirme SPSS for Windows 10.0 (IL,Chicago, USA)paket programı kullanılarak yapıldı.Umbilikal arter kan gazı parametreleri ortalama ± SEM şeklinde verildi.Gruplar arasında verilerin karşılaştırılmasında Bağımsız örnekler için T testi, korelasyonlar için Pearson korelasyon analizi kullanıldı.p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.
Bulgular
Çalışmaya 85 term,23 preterm,toplam 108 yenidoğan alındı. Olguların 48’i vajinal yol ile,60’ı ise sezaryen ile doğmuştu. Çalışmada değerlendirilen term ve preterm bebeklerin özellikleri Tablo 2’de gösterilmiştir.Preterm bebeklerin ortalama 1.ve 5.dakika Apgar skorları term bebeklere göre düşük olarak saptandı(sırasıyla p<0.001 ve p<0.001). Gebelik haftası ve doğum ağırlığı ayrımı yapmaksızın 108 yenidoğanın umbilikal kan gazı parametrelerinin ortalama değerleri Tablo 3’te verilmiştir.Gebelik haftasına göre yapılan değerlendirmede umbilikal arter sodyum değerleri(p<0.05) term bebeklerde,potasyum ve kalsiyum değerleri normal sınırlarda olmakla birlikte preterm bebeklerde daha yüksek bulundu (sırasıyla p<0.01, p<0.05).Preterm bebeklerde umbilikal arter laktat düzeyleri term bebeklere göre yüksek olarak saptandı (29.4 ± 2.75, 21.0 ± 1.0 mg/dl,p<0.01)(Tablo 3). Vajinal yol ile doğan bebeklerde(n=48),sezaryen ile doğanlara göre (n=60),umbilikal arter ortalama pO2,Na,Cl ve osmolarite değerleri daha düşük olarak saptandı (sırasıyla p<0.05,p<0.001,p<0.01, p<0.01).Vajinal yol ile doğan bebeklerin umbilikal arter ortalama Hct,K,Ca,glukoz düzeyleri sezaryen ile doğanlar göre yüksek olarak saptandı (sırasıyla p<0.05,p<0.05,p<0.01,p<0.01).Vajinal yol ile doğan bebeklerde umbilikal arter ortalama laktat düzeyleri (28.95 ± 1.65 mg/dl) sezaryen ile doğan bebeklerin ortalama laktat düzeylerine(18.06 ± 0.99 mg/dl) göre yüksek olarak saptandı (p<0.001)(Tablo4). Oksijenizasyon parametrelerinden p02,ct02,s02 düzeyleri arasında pozitif korelasyon saptandı.Umbilikal arter p02,ct02 ve s02 düzeyleri ile F02Hb ve FCOHb düzeyleri ile pozitif,FHHb ve FmetHb düzeyleri ile negatif korelasyon saptandı.Umbilikal arter P02,ct02 ve s02 düzeyleri ile umbilikal arter pH düzeyi arasında pozitif, pC02 düzeyi arasında ise negatif korelasyon saptandı.F02Hb, pH ile pozitif,pC02 ile negatif korele idi.FHHb, pH ile negatif, pC02 ile pozitif korele idi.FmetHb ile pH arasında negatif korelasyon saptandı,p50c değeri pH ile negatif korelasyon gösterdi(Tablo4). Umbilikal arter s02 düzeyi ile cbase düzeyi arasındaki pozitif korelasyon dışında oksijenizasyon parametreleri ile asid-baz durumunu gösteren parametreler arasında korelasyon saptanmadı. Elektrolit değerlerinden Na ve Cl’un cbase,HC03,ABEC, SBEC ve laktat ile negatif korelasyonu,K ve Ca’un ile ise bu değerlerle pozitif korelasyonu saptandı(Tablo 4).
Tartışma
Klasik olarak Apgar skorlaması yenidoğanın durumunun değerlendirilmesi ve asfiktik yenidoğanı tanımlamada majör kriter olarak alınırken,hipoksemi ve metabolik asidoz olarak tanımlanan perinatal asfiksinin tek başına Apgar skorlaması ile değerlendirilmesinin yeterli olmayacağı,daha objektif değerlendirme için kan gazı analizinin de dikkate alınması önerilmektedir(6). Umbilikal arter,fetal metabolik durumun değerlendirilmesinde umbilikal vene göre daha iyi fikir vermektedir.Venöz pH normal iken bile arteryel asidemi saptanabilmektedir.Umbilikal arter fetal asit baz dengesi ile birlikte maternal asit baz dengesi ve plasental fonksiyonun etkisi konusunda da fikir verebilmektedir(1-3).Gestasyon haftasına ve doğum şekillerine göre referans değerlerinin saptanmış olması ve tüm parametrelerin bütünlük içinde değerlendirilmesi yerinde olacaktır.Örneğin;p02,ct02 ve p50 parametreleri dokulara oksijen sağlanmasının;solunum ve hematolojik kısımları olup arterdeki kullanılabilir oksijenin değerlendirilmesinde anahtar parametrelerdir.Bu parametreler arasında kompleks bir ilişki olup, parametrelerin birindeki değişim diğer iki parametre tarafından kompanse edilebilir(5).Örneğin hipoksemili bir hastada p02 56 mmHg ve s02 %79 olduğunda eğer Hb konsantrasyonu yükseltilirse hasta normal arter oksijen kullanılabilirliğine ulaşacaktır.Diğer yandan p02 56 mmHg, s02 %94 olan bir hastada Hb konsantrasyonu düşükse veya dishemoglobinemi söz konusu ise oksijen kullanımı düşük düzeylerde olacaktır.Bu nedenle uygun tanı ve tedavi için oksijen alımı, taşınması ve salınımının hep birlikte değerlendirilmesi zorunludur. Çalışmamızda vajinal yolla doğanlarda p02 daha düşük ancak Hct daha yüksek olup kompansasyon sağlandığı gösterilmiştir. Umbilikal arter kan gazı parametreleri ile ilgili yapılan çalışmalarda,ülkeler arasında,klinikler arasındaki farklılıklara ek olarak doğum şekli,gestasyon haftası ve diğer bazı faktörlerin etkisi olabileceği düşünülmüştür(7).Dudenhausen ve ark.(7) 681 yenidoğanda yaptıkları çalışmada en düşük umbilikal kord pH değerini 7.04, 10.persantil değerini ise 7.21 olarak saptamışlardır. 10.persantil BE değeri –5.9, 90.persantil pCO2 değeri ise 62mmHg olarak saptamışlardır.Helwig ve ark.8 16.060 yenidoğanda yaptıkları çalışmada ortalama umbilikal arter pH 7.26 ,pCO2 52 mmHg,ABE –4, PO2 177 mmHg.Bu hastada doğum şekli ve gestasyonel hafta ile ilişkisi olmadığını göstermişlerdir.Şener ve ark.(9) spontan vajinal yol ile doğan 188 yenidoğanda yaptıkları çalışmada umbilikal arter pH değerini ortalama 7.26 ± 0.083 olarak bulmuşlardır.Bizim olgularımızda pH değeri 7.20’nin üzerinde olan olgular alınmış olup, p02 ortalama değeri 19.1mmHg (6-47mmHg),pC02 ortalama değeri 43.1 mmHg (28.5-65),BE ortalama değeri –4.97(-12.9-7.9) olarak saptadık. PaO2,s02’nin en önemli belirleyicisidir ancak tek belirleyicisi değildir.Belli bir p02’de oksijen dissosiasyon eğrisini etkileyen diğer faktörler ısı,pH ve pC02’dir.Çalışmamızda da görüldüğü gibi s02 ile pH arasında pozitif korelasyon,pC02 ile negatif korelasyon vardı.p02 oksijen moleküllerinin eritrosit içine girerek kimyasal olarak hemoglobine bağlanmasını sağlayan itici güç olup p02 ne kadar yüksekse s02 o kadar yüksek olacaktır.ctO2, PaO2 veya SaO2’den farklı olarak doğrudan oksijen moleküllerinin total sayısını (hemoglobine bağlı ve bağlı olmayan) gösteren bir parametre olup diğer iki değişkenden farklı olarak hemoglobin kontenti ile doğrudan ilişkilidir.ct02’nin hemoglobine bağlı kısmı (Hb x 1.34 x SaO2) ve erimiş kısmı (.003 x PaO2) ile hesaplanır: ctO2=Hb (g/dl) x 1.34 ml O2/g Hb x SaO2 + PaO2 x (.003 ml O2/mm Hg/dl).(5)
Bu nedenle bu parametrelerin (p02,ct02 ve s02 ile F02Hb,FHHb ve FmetHb) çalışmamızda olduğu gibi birbirleri ile korelasyon göstermesi doğal olarak beklenen bir bulgudur. Apgar skorunun özellikle prematüre bebeklerde daha düşük olarak saptanması nedeni ile bu bebeklerde kord kanı asit baz durumunun belirlenmesi önem kazanmaktadır(10).Ramin ve ark.(10) preterm ve term bebeklerde umbilikal arter pH,pCO2,PO2 HCO3 ve BE değerleri arasında fark saptamamışlardır.Arikan ve ark.(11) ortalama pH değerlerini pretermlerde yüksek,posttermlerde ise düşük olarak saptamışlardır.Ancak araştırmacılar umbilikal kord oksijen satürasyonlarının gestasyon ile ilişkisinin olmadığını ve geniş bir aralıkta dağıldığını göstermişlerdir.Bizim çalışmamızda term ve preterm yenidoğanlar arasında umbilikal arter pH,pCO2,PO2,HCO3 ve BE değerleri arasında fark saptamadık.Ülkemizde yapılan bir çalışmada Benian ve ark.(12) benzer şekilde term ve preterm yenidoğanlar arasında fark saptamışlar ve uteroplasental yetersizlik olmayan durumlarda gebelik yaşının etkisinin olmadığını vurgulamışlardır. Umbilikal arter kan gazı parametreleri üzerine etkili olabilecek bir diğer faktör doğum eylemi ve doğum şeklidir.Sezaryen kararının alınması ile doğum süreci arasında geçen sürenin bile kan gazı parametreleri üzerine etkili olabileceği gösterilmiştir.(13) Nickelsen ve ark.(14) doğumun 2.evresi 10-30 dakika arasında olan yenidoğanlarda hafif asidoz ya da mikst respiratuar/metabolik asidoz saptamışlardır.Oksitosin ile doğum indüksiyonun kord kan gazı analizlerine etkisi olmadığı gösterilmiş.Vakum ekstraksiyonu ve düşük forseps uygulamalarının düşük pH ve yüksek CO2 düzeyleri ile ilişkili olduğu gösterilmiş ancak bunun bu tür doğum yaptırılmasına neden olan tanı ile ilişkili olduğu,vakum ya da forsepse bağlı olmadığı düşünülmüştür.Arter ve ven parametreleri arasında belirgin fark olması genellikle sağlıklı yenidoğanlarda gözlenirken,deprese infantlarda arter ve ven parametreleri arasında küçük farklar olduğu gösterilmiştir.Çalışmamızda vajinal yol ile doğan bebeklerde, sezaryen ile doğanlara göre,umbilikal arter ortalama pO2,Na,Cl ve osmolarite değerleri daha düşük olarak saptandı.Vajinal yol ile doğan bebeklerin umbilikal arter ortalama Hct,K,Ca,glukoz düzeyleri sezaryen ile doğanlar göre yüksek olarak saptandı.Christian ve ark.(15) makat-vajinal pozisyonda doğan bebekler ile cephalik prezantasyondaki bebekleri karşılaştırmışlar,makat pozizyonda doğan bebeklerde kord kanı pH değerlerini düşük,pCO2 değerlerini ise yüksek olarak saptamışlardır. Son yıllarda kan gazı geleneksel parametrelerine ek olarak umbilikal arter ve ven laktat düzeyleri de değerlendirmeye katılmıştır.Doku hipoksisi sırasında hücre aerobik metabolizmadan anaerobik metabolizmaya dönüş gösterdiği için laktik asid birikecektir.Kanda laktik asid birikiminden kaynaklanan metabolik asidoz hipoksinin bir belirleyicisidir(16).Westgren ve ark.(17) perinatal prognozu belirlemede fetal baş derisi kan örneğinde laktat’ın da pH kadar başarılı olduğunu bildirmişler ve intrapartum monitorizasyonda pH’nın yerini alabileceğini öne sürmüşlerdir. Kruger ve ark.(18) fetal baş derisi kanı ve kordon kanında laktat düzeyleri arasında korelasyon olduğunu göstermişlerdir.Fetal asfiksi için fetal skalp laktat düzeyi cut-off değeri 4.8 mmol/L olarak bildirilmiştir.Aynı çalışmada serum laktat konsantrasyonları postnatal yaşla azalma göstermiş;48 saatten küçük olanlarda üst sınır 3.8 mmol/l,48-96 saatler arası 2.4 mmol/L,96 saatten büyük olanlarda 1.5 mmol/L olarak saptanmıştır. Shirey ve ark.(19) normal doğumların %2.5’inden azında laktat düzeylerin 7 mmol/L’nin üzerinde olduğunu ancak kord laktat düzeyleri ile oksijen ve karbondioksit parsiyel basınçları arasında korelasyon saptamamışlardır.Shah ve ark.(16) hipoksik iskemik ensefalopatisi olan yenidoğanlarda laktat düzeylerinin daha yüksek olduğunu ve normale dönme süresinin daha uzun olduğunu saptamışlardır.Çalışmamızda preterm bebeklerde umbilikal arter laktat düzeyleri term bebeklere göre yüksek olarak saptandı.Westgren ve ark.(17) instrumental doğumlar ve sezaryen doğumlarda laktat düzeylerini normal doğumlardan daha yüksek bulmuşlardır.Laktat düzeyleri fetal pH,hemoglobin,baz açığı pCO2 ve HCO3 düzeyleri ile pozitif korelasyon,morbidit ve mortalite ile ise negatif ilişki saptamışlardır.Çalışmamızda vajinal yol ile doğan bebeklerde umbilikal arter ortalama laktat düzeyleri sezaryen ile doğan bebeklerin ortalama laktat düzeylerine göre yüksek olarak saptandı. Diğer yandan laktat hipoksi dışındaki nedenlere bağlı da birikebilir.Erişkinlerde karaciğer hastalığı ve bazı ilaçlar ve toksinler kan laktat düzeyini arttırabilir.Ayrıca kan piruvatında artış laktat düzeylerinde artışa yol açabilir.Bu nedenle laktik asidozu hipoksinin nonspesifik bir belirleyicisi olarak kabul etmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.Bazı çalışmalar dokuya oksijen ulaşması ile laktik asid düzeyleri arasında zayıf korelasyon olduğunu göstermiştir.Laktik asidozun hipoksi için duyarlı bir belirleyici olmadığı vurgulanmıştır.Bu duyarsızlık belki progresif hipoksi sırasında laktik asid ile lineer bir ilişki olmamasından kaynaklanabilir. Laktik asid karaciğer tarafından metabolize edildiğinden artmış düzeyleri geçici olabilir.(17-18,20) Elektrolitlerin kan gazı analizi içinde yer almasının başlıca nedeni anyon açığının (anyon gap=AG) hesaplanabilmesi amacıyladır.(5) Lorenz ve ark.,(21) kritik düzeyde hasta yenidoğanlarda metabolik asidoz olmadığında anyon açığını ve metabolik asidozun laktik asidoz mu yoksa hiperkloremik metabolik asidoz mu olduğunu anyon açığı tayini ile araştırmışlardır.Laktik asid düzeylerini ölçerek yaptıkları bu çalışma da anyon açığının 16 mmol/L’den büyük olması laktik asidoz için hayli belirleyici,8’den küçük olması halinde de laktik asidoz olmadığına dair belirleyici bulunmuş, 8-16 mmol/L arası değerler ayırıcı tanıda faydasız bulunmuştur. Çalışmamızda elektrolit değerlerinden Na ve Cl’ün cbase, HC03, ABEC, SBEC ve laktat ile negatif korelasyonu,K ve Ca’un ile ise bu değerlerle pozitif korelasyonu saptandı.Bizim çalışmamızda da pH ve baz defisiti, pC02 ile korelasyon göstermezken,Na,Cl ile negatif,K ve glukoz ile pozitif korelasyon saptanmıştır.
Sonuç
Sonuç olarak umbilikal arter kan gazları,oksijenizasyon ve asid-baz durumunun değerlendirilmesi ile perinatal asfiksiyi tanımlamada objektif bulgular sağlayabilmektedir.Sağlıklı yenidoğanlardan elde edilen sonuçların ortalama değerleri ile değişim sınırlarının baz alınarak verilerin değerlendirilmesi gerekmektedir.Umbilikal kan gazlarının değerlendirme ve izleminde,aralarındaki etkileşimin bilinerek her bir komponentin sistematik olarak incelenmesi yol gösterici olacaktır
Kaynaklar
1.Thorp JA, Rushing RS. Umbilical cord blood gas analysis. Obstet Gynecol Clin North Am 1999; 26: 695-709.
2.Thorp JA, Dildy GA, Yeomans ER, Meyer BA, Parisi VM. Umbilical cord blood gas analysis at delivery. Am J Obstet Gynecol 1996; 175: 517-22.
3.Westgate JA, Garibaldi JM, Grene KR. Umbilical cord blood gas analysis at delivery: a time for quality data. BJOG 1994; 101: 1054-1063.
4.Aksin DF. Interpretation of neonatal blood gases, part II: disorders of acid-base balance. Neonatal Network 1997; 16: 23-9.
5.Brouillette RT, Waxman DH. Evaluation of the newborns blood gas status. Clin Chem 1997; 43: 215-21.
6.Martin GC, Green RS, Holzman IR. Acidosis in newborns with nuchal cords and normal apgar scores. J Perinatol 2005; 25: 162-5.
7.Dudenhausen JW, Luhr C, Dimer JS. Umbilical artery blood gases in healthy term newborn infants. Int J Gynaecol Obstet 1997; 57: 251-8.
8.Helwig JT, Parer JT, Kilpatrick SJ, Laros RK Jr. Umbilical cord blood acide-bas state: what is normal. Am J Obstet Gynecol 1996; 174: 1807-12.
9.Şener T, Yalçın ÖT, Hassa H, Özalp S, Çevrioğlu AS, DEmirüstü C. Komplikasyonsuz gebeliklerde umbilikal kord kan gazı değerleri ve apgar skorarının yenidoğan morbiditesinin belirlenmesindeki tanısal değeri. Perinatoloji Dergisi 1996; 4: 141-4.
10.Ramin SM, Gilstrap LC3rd, Leveno KJ, Burris J, Little BB. Umbilical artery acid-base status in the preterm infant. Obstet Gynecol 1989; 74: 256-8.
11.Arıkan GM, Scholz HS, Petru E, Haeusler MC, Haas J, Weiss PA. Cord blood oxygen saturation in vigorous infants at birth: what is normal. BJOG 2000; 107: 987-94.
12.Benian A, Uludağ S, Atış A, Gök M, Madazlı R. Doğumda bakılan umbilikal kordon kan gazı değerlerinin önemi. Cerrahpaşa Tıp Dergisi 2002; 33: 236-244.
13.Holcroft CJ, Graham EM, Aina-Mumuney A, Rai KK, Henderson JL, Penning DH. Cord gas analysis, decision-to-delivery interval, and the 30-minute rule for emergency cesareans. J Perinatol 2005; 25: 229-35.
14.Nickelsen C, Weber T. Acid-base evaluation of umbilical cord blood: relation to delivery mode and Apgar scores. Eur J Obstet Gynecol Reprod Biol 1987; 24: 153-65.
15.Christian SS, Brady K. Cord blood acid-base values in breech-presenting infants born vaginally. Obstet Gynecol 1991; 78: 778-81.
16.Shah S, Tracy M, Smyth J. Postnatal lactate as an early predictor of short-term outcome after intrapartum asphyxia. J Perinataol 2004; 24: 16-20.
17.Westgren M, Divon M, Horal M, Ingemarsson I, Kublickas M, Shimojo N, Nordstrom L. Routine measurements of umbilical artery lactate levels in the prediction of perinatal outcome. Am J Obstet Gynecol 1995; 173: 1416-22.
18.Kruger K, Kublickas M, Westgren M. Lactate in scalp and cord blood from fetuses with ominous fetal heart rate patterns. Obstet Gynecol 1998; 92: 918-22.
19.Shirey T, St Pierre J, Winkelman J. Cord lactate, pH, and blood gases from healthy neonates. Gynecol Obstet Invest 1996; 41: 15-9.
20.Chanrachakul B, Chua S, Nordstrom L, Yam J, Arulkumaran S. Umbilical artery blood lactate in healthy newborns. J Med Assoc Thai 1999; 82: 388-93.
21. Lorenz JM, Kleinman LI, Markarian K, Oliver M, Fernandez J. Serum anion gap in the differential diagnosis of metabolic acidosis in critically ill newborns. J Pediatr 1999; 135: 751-5.
Dosya / Açıklama
Tablo 1.
Kan gazı cihazı ile umbilikal arterin analizinde elde edilen değerler.
Tablo 2
Umbilikal arter kan gazında analiz yapılan 108 yenidoğan bebeğin özellikleri.*
Tablo 3
Tüm çalışma grubunda, gestasyonel yaşa ve doğum şekline göre umbilikal arter kan gazı parametreleri.
Tablo 4
Oksijenizasyon ile ilgili verilerin korelasyon analiz sonuçlar›.