Ara

Bu bölümde sistem içerisindeki makaleler arasında arama yapabilirsiniz.

Dergi Kimliği

Online ISSN (İngilizce)
1305-3124

Basılı ISSN (Türkçe)
1300-5251

Online ISSN (Türkçe)
1305-3132

Kuruluş
1993

Editör
Cihat Şen

Yardımcı Editörler
Murat Yayla, Oluş Api

Gebelikte saptanan lenfoma: tanı, izlem ve gebelik sonuçları

Engin Korkmazer, Murat Şenol, Emre Uysal, Tufan Öge, Hüseyin Mete Tanır, Turgay Şener

Künye

Gebelikte saptanan lenfoma: tanı, izlem ve gebelik sonuçları. Perinatoloji Dergisi 2011;19(2):81-82

Yazar Bilgileri

Engin Korkmazer,
Murat Şenol,
Emre Uysal,
Tufan Öge,
Hüseyin Mete Tanır,
Turgay Şener

  1. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Eskişehir TR
Yazışma Adresi

Murat Şenol, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Eskişehir TR,

Yayın Geçmişi

Yayınlanma Tarihi: 01 Nisan 2011

Çıkar Çakışması

Çıkar çakışması bulunmadığı belirtilmiştir.

Giriş

Lenfomalar, lenfositlerin malign proliferasyonu sonucu oluşur. Hodgkin lenfoma hemen daima lenf nodlarında başlar. Hastalık %80 servikal lenf nodu %50 mediastinal tutulumla seyreder. Hastalarda açıklanamayan subfebril ateş, gece terlemesi, son 6 ay içinde vücut ağırlığının %10’u kadar kilo kaybı, pruritis gibi sistemik belirtiler bulunabilir. Gebelikte Hodgkin lenfoma görülebilmektedir. Hastalık geç tanınıp saldırgan seyretse de sağlıklı bebeklerin doğduğu termde doğumla sonlanabilir. Gebelikte lenfomanın daha istikrarlı seyrettiği, doğum sonrası seyrinin hızlandığı bildirilmektedir. Hastamızda gebeliğin 25. haftasında boyunda supraklaviküler lenfadenopati saptanmış ve patoloji sonucu klasik nodüler sklerozan tip Hodgkin lenfoma gelmesi üzerine takibe alınan hastanın multi-disipliner tedavi modalitesi olgu sunumu şeklinde sunulmuştur.

Olgu
Yirmi yaşında G2P1Y1 olan hasta gebeliğin 25. haftasında boyunda şişlik şikâyeti ile başvurduğunda yapılan lenf nodu biyopsisi sonucunda klasik nodüler sklerozan tip Hodgkin lenfoma tanısı konularak hematoloji bölümü ile birlikte takibe alındı. İki haftalık aralar ile kontrollerinin yapılmasına ve lenfoma açısından ailenin isteğiyle tedavinin gebelik sonrasına ertelenmesine karar verildi. Hastanın 34. gebelik haftasında çarpıntı, öksürük, beyaz renkli balgam ve ateş şikâyetiyle başvurması sonrasında yapılan akciğer muayenesinde sağ hemitoraksta perküsyonla matite, sağ bazalde solunum seslerinde azalma ve hepatomegali saptandı. Kan sayımında hemoglobin 8.2 g/dL, lökosit 10.150/mm3, trombosit 739.000/mm3 olarak bulundu. Hastanın akciğer grafisinde hilar genişleme saptandı, ancak pnömoni ekarte edilemeyerek antibiyoterapi başlandı. Hematoloji konsültasyonunda taşikardi ve anemiye yönelik eritrosit süspansiyonu verilmesi önerildi. Düzenli uterin kontraksiyonları olması nedeni ile antenatal steroit tedavisi uygulandı ve magnezyum sülfat tokolizi başlandı. Otuz beşinci gebelik haftasında persiste fetal taşikardi (>190 atım/dk) gelişmesi sonrasında sezaryen ile 5-8 Apgar skorlu, 2300 g, erkek bebek doğurtuldu.

Sonuç 
Hodgkin hastalığı 20-40 yaşları arasındaki bireyleri etkileme eğiliminde olduğundan gebelik ile birlikte görülme olasılığı mevcuttur. İnsidans, 1/1000 ile 1/6000 doğum arasında değişmektedir. Gebeliğin Hodgkin hastalığının prognozu üzerinde olumsuz etkisi bulunmayabilir. Bizim olgumuzda muhtemel bir akciğer enfeksiyonunu takiben preterm eylem ve doğum gelişmiştir. Hodgkin hastalığında plasenta ve fetüse metastaz bildirilmemiştir. Kemoterapi gebeliğin 12 ila 16. haftalarından sonra verilebilir; radyoterapi ise doğum sonrasına ertelenmelidir. Gebelikte ortaya çıkan lenfomalarda tedavi kişiselleştirilmeli ve multi-disipliner bir yaklaşım benimsenmelidir. Anahtar kelimeler: Gebelik, Hodgkin lenfoma, malignite, gebelikte kanser
Anahtar Kelimeler

-