Ara

Bu bölümde sistem içerisindeki makaleler arasında arama yapabilirsiniz.

Dergi Kimliği

Online ISSN (İngilizce)
1305-3124

Basılı ISSN (Türkçe)
1300-5251

Online ISSN (Türkçe)
1305-3132

Kuruluş
1993

Editör
Cihat Şen

Yardımcı Editörler
Murat Yayla, Oluş Api

Künye

Lohusalık ve serebral venöz enfarkt. Perinatoloji Dergisi 2011;19(2):121-121

Yazar Bilgileri

Mehmet Küçükbaş,
Mustafa Albayrak,
Selçuk Özden,
Filiz Yıldız

  1. Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadrın Hastalıkları ve Doğum Kliniği İstanbul TR
Yazışma Adresi

Mehmet Küçükbaş, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadrın Hastalıkları ve Doğum Kliniği İstanbul TR,

Yayın Geçmişi

Yayınlanma Tarihi: 01 Nisan 2011

Çıkar Çakışması

Çıkar çakışması bulunmadığı belirtilmiştir.

Amaç 
Serebral venöz sinüs veya kortikal venin, trombüs veya çevreden baskı nedeniyle tıkanması sonucunda serebral venöz trombüs ortaya çıkmaktadır. En sık görüleni de superior sagital sinüs (SSS) trombozudur. Enfeksiyon, kafa travması, cerrahi girişimler, tümörler gibi etiyolojik sebepler tromboz sıklığını artırmaktadır. Her yaş grubunda görülebileceği gibi, oral kontraseptif kullanımı, gebelik ve lohusalık gibi sebeplerden dolayı kadınlarda daha fazla görülmektedir. Gebelikle ilişkili serebral venöz trombüs insidansı 1/11000-45000’dir. Burada lohusalığın predispozan faktör olduğu kortikal venöz enfarktlı genç bir kadın olgu sunulmaktadır.
Olgu
Yirmi iki yaşında gravidası 1 olan gebenin 16.03.2011’de 38 hafta 6 gün gebe iken dış merkezde spinal anestezi altında sezaryen ile doğumu gerçekleştirilmişti. Baş geliş, 9-10 Apgar skorlu, 3650 g, kız bebek doğuran kadının postoperatif dönemde baş ağrısı şikâyeti olmuş. 21.03.2011’de ateş, konvülziyon, sol kolda morarma, uyuşma, güç kaybı şikâyeti ile dış merkeze başvuran hastada hipertansif atak ve sonrasında sol kolunu kullanmada güçlük gelişmiş.TartışmaBirkaç saat sonrasında sağ kolunda yaklaşık bir dakika süren titremelerinin ardından şuur kaybı ve tonik klonik kasılmaları olan hasta kliniğimize sevk edildi. Nöroloji konsültasyonu istenen hastada sol kolda monoparezi ve ekstansör taban derisi refleksi tespit edilmesi üzerine görüntüleme istendi. Kraniyal MR’da (manyetik rezonans görüntüleme) temporoparyetal lokalizasyonda venöz enfarkt ile uyumlu lezyon mevcuttu. MR venografide sol sagital sinüste akım azalması görülmesi üzerine, hasta heparinize edilerek nöroloji kliniğine devredildi.
Sonuç
Serebral venöz tromboz ile ilgili Khealani BA ve arkadaşları tarafından 2008 yılında Pakistan ve Ortadoğu’da yapılan 109 hastayı kapsayan çok merkezli çalışmada hastaların %19’unda predispozan faktör olarak lohusalık saptanmıştır. Wasay ve arkadaşları tarafından 2008’de Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan 10 merkezli çalışmada ise serebral venöz trombozların %7’si gebelikle ilişkili bulunmuştur. Santral sinir sistemi (SSS) trombozu genellikle puerperyumda görülmekte ve sıklıkla preeklampsi, sepsis veya trombofililer ile ilişkili olmaktadır. En sık semptom baş ağrısıdır. Hastaların 1/3’ünde konvülziyonlar görülmektedir; tanıda MR tercih edilmektedir. Tedavide ise antikonvülzan, trombolitik ve antikoagülan (sıklıkla heparin) tedaviler kullanılmaktadır. Hastalığın klinik seyrini öngörmek zor olabilir. Mortalite oranı %15-30 olan bu durumun sonraki gebeliklerde tekrarlama oranı ise %1-2 civarındadır. Gebelikte ve lohusalık döneminde nörolojik semptomları olan kadınlarda, venöz trombozun ayırıcı tanıda düşünülerek erken tanı konulması ve tedaviye başlanması önem taşımaktadır.
Anahtar Kelimeler

-