Ara

Bu bölümde sistem içerisindeki makaleler arasında arama yapabilirsiniz.

Dergi Kimliği

Online ISSN (İngilizce)
1305-3124

Basılı ISSN (Türkçe)
1300-5251

Online ISSN (Türkçe)
1305-3132

Kuruluş
1993

Editör
Cihat Şen

Yardımcı Editörler
Murat Yayla, Oluş Api

Plasenta previa perkreata: İki olgunun sunumu

Mertihan Kurdoğlu, Deniz Dirik, Zehra Kurdoğlu, Hanım Güler Şahin

Künye

Plasenta previa perkreata: İki olgunun sunumu. Perinatoloji Dergisi 2013;21(3):20 DOI: 10.2399/prn.13.S001082

Yazar Bilgileri

Mertihan Kurdoğlu,
Deniz Dirik,
Zehra Kurdoğlu,
Hanım Güler Şahin

  1. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, Van TR
Yazışma Adresi

Mertihan Kurdoğlu, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, Van TR,

Yayın Geçmişi

Gönderilme Tarihi: 06 Eylül 2013

Kabul Edilme Tarihi: 06 Eylül 2013

Yayınlanma Tarihi: 05 Eylül 2013

Çıkar Çakışması

Çıkar çakışması bulunmadığı belirtilmiştir.

Amaç

Plasenta perkreata, plasentasyon anormallikleri içinde modern obstetride hayatı en çok tehdit eden ve olguların %75’inin plasenta previa ile birlikte olduğu nadir görülen bir patolojidir. Bu yazıda, erken tanı ile doğum zamanlaması ve cerrahi yaklaşımı uygun şekilde planlanan ve sezaryen histerektomi ile başarılı şekilde yönetilen iki plasenta previa perkreata tanılı olgu sunulmaktadır.

Olgu

Yirmi iki yaşında, G:2 P:1 ve otuz bir yaşında, G:5 P:4, son adet tarihlerine göre sırasıyla 35 ve 36 hafta gebeliği olan iki hasta geçirilmiş sezaryen ve plasenta previa totalis tanıları ile kliniğimize refere edildi. Ultrasonografi ve manyetik rezonans görüntüleme (MR) ile yapılan değerlendirmelerde plasenta perkreata ile uyumlu bulgular izlendi. Her iki olguda da benzer bir yönetim uygulandı. Olgular 36. gebelik haftasında elektif olarak operasyona alındı ve göbek altı median insizyonla batına girildi. Eksplorasyonda plasentanın uterus alt segment ön duvarda serozaya kadar ilerlediği ve mesaneyi invaze ettiği izlendi. İnsizyon göbek üstüne uzatıldı ve uterusa fundustan vertikal insizyonla girilerek bebek doğurtulduktan sonra invazyonun olduğu mesane arka duvarı uterustan serbestleştirilerek total abdominal histerektomi uygulandı. Her iki hasta da postoperatif 2. gün taburcu edildi.

Sonuç

Plasenta perkreatada erken tanı, doğumun zamanlaması ve cerrahi yaklaşımın planlanması açısından oldukça önemlidir. Bu yazıda sunulan her iki olgumuz da elektif şartlarda sezaryen histerektomi yapılarak başarılı şekilde tedavi edilmiştir. Klasik tedavisi olan sezaryen histerektomi, morbiditesi yüksek bir operasyondur ve multidisipliner yaklaşımın sunulabileceği tam donanımlı merkezlerde tecrübeli bir ekip tarafından ve iyi planlanmış bir şekilde gerçekleştirilmelidir.

Anahtar Kelimeler

Perkreata, plasenta previa, sezaryen histerektomi.