Arşiv
Ara

Bu bölümde sistem içerisindeki makaleler arasında arama yapabilirsiniz.

Dergi Kimliği

Online ISSN (İngilizce)
1305-3124

Basılı ISSN (Türkçe)
1300-5251

Online ISSN (Türkçe)
1305-3132

Kuruluş
1993

Editör
Cihat Şen

Yardımcı Editörler
Murat Yayla, Oluş Api

Gebelikte ortaya çıkan bir ovaryan yolk sak tümör vakası

Arzu Kublay, Alev Atış aydın, Ceyhun Numanoğlu, Özgür Akbayır, Nermin Gündüz

Künye

Gebelikte ortaya çıkan bir ovaryan yolk sak tümör vakası. Perinatoloji Dergisi 2015;23(3):S75 - S76 DOI: 10.2399/prn.15.S001084

Yazar Bilgileri

Arzu Kublay,
Alev Atış aydın,
Ceyhun Numanoğlu,
Özgür Akbayır,
Nermin Gündüz

  1. Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul
Yazışma Adresi

Arzu Kublay, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul, kublayarzu@gmail.com

Yayın Geçmişi

Gönderilme Tarihi: 30 Ağustos 2015

Son Revizyon Tarihi: 30 Ağustos 2015

Kabul Edilme Tarihi: 01 Eylül 2015

Erken Baskı Tarihi: 01 Ekim 2015

Yayınlanma Tarihi: 01 Ekim 2015

Çıkar Çakışması

Çıkar çakışması bulunmadığı belirtilmiştir.

Amaç
Overin yolk sac tümörleri, ayrıca endodermal sinüs tümörleri olarak da bilinir, çocuk ve genç kadınlarda oluşan çok nadir görülen malign tümörlerdir. Gebelikte ovaryan yolk sac tümörü oluşması çok çok nadir görülen bir durumdur. Bildirilen çok vaka olmayıp belirlenmiş bir tedavisi yayınlanmamıştır. Fertilitenin korunması genç kadın vakalarda en önemli konudur. Yolk sac tümörlerinin çoğu unilateral olup bu nedenle fertilite korunması mümkündür.
Yöntem
Gebelikte gelişen ovaryan yolk sac tümörüne yaklaşım ve tedavi etmek amaçlanmıştır. 16 yaşında 1. 50 m boyunda ilk gebeliği olan genç bir kadın karın ağrısı ve vulvada ödem ile hastanemize başvurdu. Hastanın tıbbi ve cerrahi özgeçmişinde özellik yoktu. Soygeçmişinde özellik yoktu. Gebelik takibi yoktu. Başvuruda gebeliğin 33. haftasındaydı. Fizik muayenede masif vulval ödem izlendi. Ultrason ölçümleri; BPD: 30w+6d, AC: 33w, FL: 32w+3d, EFW: 2136g, AFI: 15cm idi. Sol overden kaynaklanan 13*11 mm boyutunda solid kistik bir kitle izlendi. Renkli Doppler’de solid bölümünde vaskülerite artışı izlendi. Karında masif asit izlendi. Hastanın biyokimyasal ve laboratuar bulguları normal bulundu. Anestezi bölümü tarafından preoperative değerlendirme ve operasyon hazırlıkları yapıldı. Kardiyoloji ve dahiliye konsültasyonları istendi. Preterm fetusun akciğerlerinin gelişimini hızlandırmak, respiratuar distres sendromunu engellemek ve preterm doğumun getireceği komplikasyonları engellemek için hastaya 12 mg betametazon intramuskuler olarak 24 saat arayla iki doz yapıldı. 48 saat sonra hasta operasyona alındı.
Bulgular
Median insziyonla batına girildi, 1000 cc asit aspire edilip patolojiye gönderildi. Sezaryen yapılarak canlı bir kız çocuğu doğurtuldu. Bebeğin ağırlığı 1910 g ve 1. ve 5. dakika Apgar skorları 8 ve 9 idi. Sol overde çapı 20 cm olan kitle izlendi. Kapsülünün intakt olmadığı izlendi. Tümör kalın barsak ve pelvik duvara invazeydi. Tümörün büyük bir kısmı çıkartılıp patoloje frozen inceleme için gönderildi. Frozen incelemesinin sonucu malign tümör olarak bildirilip operasyona omentektomi, appendektomi, pelvik ve paraaortik lenfadenektomi ile devam edildi. Uterus, sağ fallopian tüp ve sağ over normal izlendi. Peritondan biyopsi alındı. Batına bir adet silikon dren kondu ve operasyon sonlandırıldı. Hasta hemodinamik monitorizasyon için yoğun bakım servisinde takibe alındı. Yoğun bakım servisinde kan transfüzyonu yapıldı. 4 gün sonra hasta onkoloji servisine alındı. Postoperatif 8. gününde hasta taburcu edildi. Birkaç gün sonra bebek respiratuar distres sendromu nedeniyle öldü. Patoloji raporu yolk sac tümörü olarak çıktı. Operasyon sonrası MR çekildi. MR’da sağ alt batında 10*4.5 cm çapında hemorajik abse veya hemorajik nekrotik kitle izlendi. PET çekildi. PET’te pelviste sağ parasagital alanda yoğun fdg içeren 4.5cm çapında bir kitle ve kolonda 1 cm lik tümör implantları izlendi. Radyoloji konsültasyonu istendi ve lezyonların tümör implantı olduğu belirtildi. Hasta hastaneye yatırıldı ve 7 günlük antibiyotik tedavisi verildi. Sonra hastaya kemoterapi tedavisi başlandı.
Sonuç
Gebelikte overin yolk sac tümörü çıkması çok nadir görülür. Klinik açıdan bakıldığında karın ağrısı hastalığın teşhisinde en önemli semptomdur. Tümörün kendisi ve asit karın ağrısına neden olur. Tümörün karakteristik özellikleri, hızlı büyümesi ve ileri derecede intra-abdominal yayılım göstermesidir. Gebe olmayan kadınlarda tedavi kemoterapi ile cerrahinin birlikte uygulanmasıdır. Gebelikteki tedavisi ise hastaya özeldir. Üçüncü trimesterde doğumdan sonra kemoterapi tedavisi bir tedavi yöntemdir. Cerrahi eksplorasyon tümör ve metastazlarının makroskopik çıkarımını sağlar. Yolk sac tümörü daha çok genç kadınlarda görüldüğü için fertilite koruma en önemli konudur. Bu vakada fertilitenin korunması için uterus, sağ over ve sağ fallop tüpü bırakıldı. Bu tümör kemoterapiye çok iyi yanıt verir. Çeşitli kemoterapi ajanları birlikte uygulanmakta olup en çok bleomisin, etoposid ve sisplatin kombinasyonu verilir. Hastamızın kemoterapi kombinasyonu bleomisin, etoposid ve sisplatin şeklindeydi. Tam remisyon sağlandı. 
Anahtar Kelimeler