Arşiv
Ara

Bu bölümde sistem içerisindeki makaleler arasında arama yapabilirsiniz.

Dergi Kimliği

Online ISSN (İngilizce)
1305-3124

Basılı ISSN (Türkçe)
1300-5251

Online ISSN (Türkçe)
1305-3132

Kuruluş
1993

Editör
Cihat Şen

Yardımcı Editörler
Murat Yayla, Oluş Api

Spinal veya genel anestezi ile yapılan elektif sezaryenler ve anestezi verilmeyen normal doğumların neonatal sonuçlarının karşılaştırılması

Elif Ağaçayak, Senem Yaman Tunç, Gamze Akın, İlhan Tan, Ahmet Yalınkaya, Talip Gül

Künye

Spinal veya genel anestezi ile yapılan elektif sezaryenler ve anestezi verilmeyen normal doğumların neonatal sonuçlarının karşılaştırılması. Perinatoloji Dergisi 2015;23(3):S76 DOI: 10.2399/prn.15.S001084

Yazar Bilgileri

Elif Ağaçayak1,
Senem Yaman Tunç1,
Gamze Akın1,
İlhan Tan2,
Ahmet Yalınkaya1,
Talip Gül1

  1. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilimdalı, Diyarbakır
  2. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi
Yazışma Adresi

Elif Ağaçayak, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilimdalı, Diyarbakır, drelifagacayak@gmail.com

Yayın Geçmişi

Gönderilme Tarihi: 30 Ağustos 2015

Son Revizyon Tarihi: 30 Ağustos 2015

Kabul Edilme Tarihi: 01 Eylül 2015

Erken Baskı Tarihi: 01 Ekim 2015

Yayınlanma Tarihi: 01 Ekim 2015

Çıkar Çakışması

Çıkar çakışması bulunmadığı belirtilmiştir.

Amaç
Sezaryen olgularında kullanılan her iki anestezi tekniğinin kendine ait avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Sezaryende uygulanan anestezi yöntemlerinden biri olan genel anestezinin, hava yolu ve ventilasyonun kontrolü, acil durumlarda hızlı indüksiyon gibi avantajları olmasına karsın, gebelerde daha sık görülen entübasyon güçlüğü, mide içeriğinin aspirasyonu ve fetüste solunum depresyonu gibi dezavantajları vardır. Son yıllarda daha sıklıkla tercih edilen rejyonel anestezinin travmaya stres yanıtı önleme, hastanın bilincinin açık olması, aspirasyon riski taşımaması ve yenidoğanda solunum depresyonu yapmaması, erken dönemde emzirebilmesi gibi gibi avantajları bulunmaktadır. Apgar skoru subjektif bir değerlendirme yöntemidir ve fetal asfiksideki tanısal değeri tartışmalıdır. Buna karşın, obstetrikte yenidoğan iyiliğini belirlemede konvansiyonel ve sık kullanılan bir yöntemdir. Bu çalışmada amacımız spinal veya genel anestezi ile yapılan elektif sezaryenler ve anestezi verilmeyen normal doğumların kısa dönem neonatal sonuçlarını karşılaştırmaktır.
Yöntem
Bu çalışmaya, Haziran 2014–Haziran 2015 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’na herhangi bir risk faktörü olmayan normal doğum ve elektif sezaryenler dahil edildi. Risk faktörü olan (hipertansiyon, diabet, invazyon anomalileri, fetal distress, 20 yaş altı ve 40 yaş üstü olanlar) hastalar ve 36 hafta+6 günün altı çalışma dışı bırakıldı. Veriler retrospektif hastane kayıtları incelenerek elde edildi Hastaların yaşları, gravide, pariteleri, gebelik haftaları, doğum kilosu, 1. dakika ve 5. dakika apkarları kaydedildi. Balon-valv-maske ihtiyacı olan ve yenidoğanın geçici taşipnesi olan bebekler kaydedildi
Bulgular
Çalışmamızın sonuçlarında spinal anestezi grubunda genel anestezi ve normal doğum grubuna göre gravide ve parite anlamlı olarak yüksek tespit edildi [p (Gravide): 0.028, 0.013, p (Parite): 0.021, 0.002]. Yaş, gebelik haftası ve doğum kilosu açısından gruplar arasında anlamlı bir farklılık izlenmedi. Çalışmamızda, her iki anestezi tipi ve normal doğum hastaları karşılaştırıldığında 1. dk apgar skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulamadık (p>0.05). Ancak literatürden farklı olarak 5. dk apkar skorları genel anestezi grubunda spinal anestezi grubuna göre anlamlı olarak daha düşük bulundu (p:0.018). Yenidoğanın geçici taşipnesi, oksijen ve entübasyon ihtiyacı açısından gruplar arasında anlamlı bir farklılık izlenmedi (p>0.05).
Sonuç
Sezaryen operasyonlarında kullanılan anestezi yöntemlerinden biri olan genel anestezide, kullanılan ilaçların plasentayı geçerek fetusü etkilemesi sonucunda yenidoğanın Apgar skorları düşük bulunabilir. Buna karşın, rejyonal anestezinin neden olduğu maternal hipotansiyon ise, uteroplasental kan akımını etkileyerek fetal asidoz, asfiksi ve düşük Apgarskorlarına yol açabilir. Yenidoğanın doğumdaki tıbbi durumunu değerlendirmek için apgar skorları kullanılır. Marx ve James ve ark. genel ve epidural anestezinin fetal iyilik hali üzerine etkilerini araştırmışlardır. Böylece 1. dk apgar skorunun genel anestezi grubunda daha düşük olduğunu, 5. dk apgar skorlarının ise her iki grupta benzer olduğunu bildirmişlerdir. Genel anestezinin fetüs üzerine kısa süreli bir depressan etki oluşturduğu kanaatine varmışlardır. Ancak bizim çalışmamızda 5. dakika apgar skorları genel anestezi grubunda anlamlı olarak daha düşük tespit edildi. Ancak yenidoğanın geçici taşipnesi, balon, valv, maske uygulanımı ve entübasyon açısından gruplar arasında anlamlı bir farklılık izlenmedi. Sonuç olarak genel anestezinin depressan etkisinin olduğu ve bunun kısa süreli olduğu söylenebilir. Ancak 10. dakika apkar skorlarınında değerlendirildiği daha geniş çaplı çalışmalara ihtiyaç olduğu söylenebilir. 
Anahtar Kelimeler