Arşiv
Ara

Bu bölümde sistem içerisindeki makaleler arasında arama yapabilirsiniz.

Dergi Kimliği

Online ISSN (İngilizce)
1305-3124

Basılı ISSN (Türkçe)
1300-5251

Online ISSN (Türkçe)
1305-3132

Kuruluş
1993

Editör
Cihat Şen

Yardımcı Editörler
Murat Yayla, Oluş Api

Miada ulaşmış non-kommunike rudimenter uterin horn gebeliği: Olgu sunumu

Elif Ağaçayak, Senem Yaman Tunç, Mehmet Sait İçen, Ahmet Yalınkaya, Talip Gül

Künye

Miada ulaşmış non-kommunike rudimenter uterin horn gebeliği: Olgu sunumu. Perinatoloji Dergisi 2015;23(3):S36 - S37 DOI: 10.2399/prn.15.S001084

Yazar Bilgileri

Elif Ağaçayak,
Senem Yaman Tunç,
Mehmet Sait İçen,
Ahmet Yalınkaya,
Talip Gül

  1. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilimdalı, Diyarbakır
Yazışma Adresi

Elif Ağaçayak, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilimdalı, Diyarbakır, drelifagacayak@gmail.com

Yayın Geçmişi

Gönderilme Tarihi: 30 Ağustos 2015

Son Revizyon Tarihi: 30 Ağustos 2015

Kabul Edilme Tarihi: 01 Eylül 2015

Erken Baskı Tarihi: 01 Ekim 2015

Yayınlanma Tarihi: 01 Ekim 2015

Çıkar Çakışması

Çıkar çakışması bulunmadığı belirtilmiştir.

Amaç
Nonkomunikan uterin horn gebeliği çok nadir olup genellikle ikinci trimestere rüptürle sonuçlandığı için hayatı tehdit eden bir durumdur. Görülme sıklığı 1/100.000’dir. Bu yazıda: gebelik boyunca ultrasonografi incelemelerinde tanı konulamamış 38. haftaya kadar ilerlemiş nonkomunikan uterin horn gebeliği sunulmuştur. Olgu hariçte tanısı konulamamış ve acil olarak kliniğimize sevk edilmiştir ve kliniğimizde rudimenter hornun eksizyonu yapılmıştır. Birinci trimester ultrasonografi incelemesi deneyimli bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından yapılmalıdır. Plasenta perkreta öntanılı olgularda rudimenter horn gebeliği akla getirilmelidir.
Olgu 
24 yaşında kliniğimize ilk defa 38 hafta gebelik +plasenta previa totalis+plasenta perkreta+servikal myom+ kanamalı gebe ön tanısıyla hasta sevk edildi. Hastanın şu ana kadar ki takipleri hariçte yapılmış olup gravide 3, parite 2, yaşayan 2 idi. Daha önce 2 kez sezaryen olmuştu. Tansiyon 110/70 mmHg, nabız: 110 atım/dk. ve ritmik olduğu saptandı. Vaginal spekulum muayenesinde collum kapalı, kanamalı idi. Transabdominal ultrasonografide batın içi normal izlendi, herhangi bir sıvı izlenmedi. İnrauterin kavitede biyometrik ölçümleri 38 haftaya uyan fetus izlendi. Obstetrik incelemede, fetusun canlı olduğu, amnion kesesinin intakt ve amniyon sıvı volümünün normal olduğu izlendi. Hafif düzeyde anemi ve lökositoz saptandı (Hb:10 g/dl, Htc:%31.1, Wbc: 10.000/mm3, Plt: 280.000/mm3, Plt: 280.000/mm3). Koagülasyon parametreleri, trombosit değeri ve kan biyokimyası normal sınırlarda idi. Hastanın preşok tablosunda olması ancak obstetrik USG’de fetus normal ancak plasenta invazyon anomalisi görüntüsü olması üzerine acil sezeyana alındı. Sezaryene alınan hastanın 3710 g, 50 cm, 8-9 apgarlı erkek çocuğu dünyaya geldi. Annenin gebeliğinin sezaryen esnasında sol uterin hornda meydana geldiği görüldü. Preoperatif servikal myom diye tarif edilen yapı uterusun kendisi olduğu tespit edildi. Normal uterin kaviteye karmen kanülleriyle girildi. Uterin hornun non-kommunike olduğu tespit edildi. Dilatasyon-küretaj yapıldı. Servix ile uterin hornun hiçbir bağlantısı yoktu. Sol rudimenter uterin horn exize edildi. Sol salpenjektomi yapıldı. Sol over korundu. Operasyon başarılı bir şekilde sonlandırıldı. Anne ve fetüs şifayla postoperatif 2. günde taburcu edildi.
Tartışma
İlk trimester ultrasonu extrauterin gebeliği tanımak için iyi bir fırsat sağlamasına rağmen erken tanı konamayan çok sayıda olgu literatürde bildirilmiştir Bizim hastamız ilk trimesterdan itibaren farklı obstetrisyenlere muayeneye gitmiş olmasına rağmen tanı doğru değildir. Bunun sebebi rudimenter uterin hornun nadir görülmesinden kaynaklanıyor olabilir. Ultrasonografide servikal kanal ile gebeliğin olduğu korn lümeni arasında doğrusal ilişkinin olmaması, amnion zarını ya da gestasyonel keseyi çevreleyen myometriumun ince olması ve burada placenta akreatayı düşündüren hipervaskülarizasyon saptanması rudimenter horn gebeliğini destekleyen bulgulardır. Bizim hastamızdada ultrasonografik olarak plasenta perkreta tanısı konmuştur. Non-kommunike rudimenter uterin hornlar tespit edilir edilmez exizyon yapılmalıdır. Bizim hastamızın daha önceki 2 gebeliği sezaryen yapılmış olup sezaryen esnasında uterin horn eksizyonu yapılmamıştır.
Sonuç
Bizim çalışmamızla vurgulamak istediğimiz plasenta perkreta ön tanısıyla gelen hastalarda bir rudimenter horn gebeliğide olabileceği akılda tutulmalıdır. Rudimenter horn gebeliği nadir bir durum olsada ilk trimesterda uterus ayrıntılı değerlendirilmelidir. Tespit edilen horn gebelikleri exize edilmelidir. Bizim vakamız literatürde çok nadir olan bir vaka olup miada ulaşmış anne ve fetüs açısından komplikasyon gelişmeyen bir vakadır. 
Anahtar Kelimeler