Ara

Bu bölümde sistem içerisindeki makaleler arasında arama yapabilirsiniz.

Dergi Kimliği

Online ISSN (İngilizce)
1305-3124

Basılı ISSN (Türkçe)
1300-5251

Online ISSN (Türkçe)
1305-3132

Kuruluş
1993

Editör
Cihat Şen

Yardımcı Editörler
Murat Yayla, Oluş Api

Çok Erken Preterm Prematür Membran Rüptüründe Koryoamniyoniti Öngörmede Maternal Delta Nötrofil İndeksinin Yeri

Rauf Melekoğlu, Sevil Eraslan, Ebru Çelik, Harika Gözde Gözükara Bağ

Künye

Çok Erken Preterm Prematür Membran Rüptüründe Koryoamniyoniti Öngörmede Maternal Delta Nötrofil İndeksinin Yeri. Perinatoloji Dergisi 2017;25(4):- DOI: 10.2399/prn.17.0253002

Yazar Bilgileri

Rauf Melekoğlu1,
Sevil Eraslan2,
Ebru Çelik3,
Harika Gözde Gözükara Bağ4

  1. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Malatya TR
  2. Elbistan Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Kahramanmaraş TR
  3. Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı İstanbul TR
  4. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyoistatistik ve Tıp Bilişimi Anabilim Dalı Malatya TR
Yazışma Adresi

Rauf Melekoğlu, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Malatya TR, rmelekoglu@gmail.com

Yayın Geçmişi

Gönderilme Tarihi: 16 Ekim 2017

Kabul Edilme Tarihi: 07 Kasım 2017

Erken Baskı Tarihi: 07 Kasım 2017

Çıkar Çakışması

Çıkar çakışması bulunmadığı belirtilmiştir.

Amaç
  Bu çalışmada çok erken preterm prematür membran rüptürü ile komplike olan gebeliklerde koryoamnioniti predikte etmede maternal delta nötrofil indeksinin kullanımını değerlendirmeyi ve bu indeksi diğer rutin enfeksiyon belirteçleriyle karşılaştırmayı amaçladık.
Yöntem
  İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’ne 01.04.2014-01.01.2017 tarihleri arasında gebeliğin 16-24. haftasında preterm prematür membran rüptürü nedeni ile başvuran ve bekleme yönetimi uygulanmış tüm hastaların dosyaları retrospektif olarak taranarak, çalışma kriterlerine uygun hastalar çalışmaya dahil edildi. Koryoamniyonitin olduğu serum lökosit, C-reaktif protein (CRP), prokalsitonin ve delta nötrofil indeksi (DNİ) seviyelerinin cut-off değerlerini saptamak için receiver operating characteristic curve (ROC) analizi kullanıldı ve sensitivite ve spesifite değerleri hesaplandı. Tüm analizlerde anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edildi.
Bulgular
  Bu çalışma periyodunda gebeliğin 16-24. haftasında preterm prematür membran rüptürü nedeni ile başvuran ve bekleme yönetimi uygulanmış toplam 73 hasta saptandı. Bu hastalardan 43’ü (%58.9) izlem sırasında korioamnionit tanısı alırken, 30’unda (%41.1) korioamnionit saptanmadı. DNİ, lökosit, CRP ve prokalsitoninin koryoamnionit gelişimi prediksiyonu açısından sensitivite, spesifite ve önerilen cut-off değerlerinin saptanması için ROC analizi yapıldı. DNİ için cut-off değeri %93.02 sensitivite, %93.33 spesifite ile %1.0 [Area under Receiver Operating Characteristic (AUROC) 0,943, 95% Confidence Interval (CI) 0,863-0,984, p<0,0001], , lökosit için cut-off değeri %51.16 sensitivite, %90 spesifite ile 13,9 (AUROC 0.650 %95CI 0.529-0.758, p=0.0239), CRP için cut-off değeri %67.44 sensitivite, %76.67 spesifite ile 1.34 (AUROC 0,708, 95%CI 0,590-0,808, p=0,0006) saptandı. 
Sonuç
Delta nötrofil indeksi çok erken preterm membran rüptürü gelişen hastalarda izlem sırasında koryoamnionit prediksiyonunda kullanışlı olabilecek, tam kan sayımı ile birlikte bakılabilen, hızlı sonuç alınabilen, ek maliyet gerektirmeyen bir enfeksiyon belirteci olup testin diagnostik performansı CRP, prokalsitonin ve lökosit’e göre daha yüksek gözükmektedir.  
Anahtar Kelimeler

Fetal membranların preterm erken rüptürü, koryoamniyonit, serum belirteçleri

Giriş
  Prematür membran rüptürü (PMR) preterm doğumların %30’unun etyolojisinde yer alması sebebi ile perinatal mortalite ve morbiditenin en önemli nedenlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Membran rüptürü özellikle erken ikinci trimesterda gerçekleşmiş ise fetal yaşam beklentisi oldukça azdır.(1) Geleneksel olarak bu hastalara maternal sepsis ve kötü fetal prognoz riskleri göz önüne alınarak terminasyon önerilse de son zamanlarda bu hastalarda bekleme yönetiminin anne adayları için rölatif olarak güvenli olduğu, küçük oranlarda da neonatal yaşamla sonuçlandığı gösterilmiştir.(2) Aynı zamanda bu hastalarda seri transabdominal amniyoinfüzyon yönetiminin de amniyotik sıvı volümünün restorasyonunu sağlayarak perinatal sonuçları anlamlı oranda iyileştirebildiğini öne süren çalışmalar da mevcuttur.(3) Bu hastalarda gerek bekleme yönetimi gerek seri transabdominal amniyoinfüzyon yönetiminde maternal ve perinatal mortalite ve morbidite riskini arttıran en önemli komplikasyon ise membran rüptürü varlığında bakterilerin alt genital traktüsten asendan yolla ilerlemesi sonucu oluşan koryoamnionit tablosudur.(4) Birçok çalışma koryoamnionitin amniyotik sıvı, fetal kord kanı ve maternal serumda çok sayıda sitokinde artışa yol açtığını göstermesine rağmen, koryoamnioniti erken tanımada etkin bir tanı belirteci yoktur. Yakın dönemdeki çalışmalar periferik kanda immatür granülosit (IG) sayısını gösteren delta nötrofil indeksini (DNİ) tanımlamıştır.(5) Sepsis, pnömoni, akut apandisitte diagnostik ve prognostik değeri araştırılan delta nötrofil indeksinin koryoamniyonit prediksiyonundaki yeri ile ilgili literatürde yeterli çalışma bulunmamaktadır.(6)
   Bu çalışmada çok erken preterm prematür membran rüptürü ile komplike olan gebeliklerde koryoamnioniti predikte etmede delta nötrofil indeksin kullanımını değerlendirmeyi ve bu indeksi diğer rutin enfeksiyon belirteçleriyle karşılaştırmayı amaçladık.
Yöntem
  Çalışma için İnönü Üniversitesi Sağlık Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu’ndan onam alınmakla birlikte, araştırmacılar tarafından araştırma süresince Dünya Tıp Birliği Helsinki Bildirgesi (2008’de eklenen iyileştirmeler dahil) ve T.C. Sağlık Bakanlığı’nca; 51748 sayılı genelge eki olarak 29 Aralık 1995 tarihinde yürürlüğe konulan İyi Klinik Uygulamaları (İKU) Kılavuzu’ na uyuldu (Etik kurul onam numarası: 2016/10-5). İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’ne 01.04.2014-01.01.2017 tarihleri arasında gebeliğin 16-24. haftasında preterm prematür membran rüptürü nedeni ile başvuran ve bekleme yönetimi uygulanmış tüm hastaların dosyaları retrospektif olarak taranarak, çalışma kriterlerine uygun hastalar çalışmaya dahil edildi.

  Çalışmaya dahil edilme kriterleri;18-39 yaş, 16+0- 24+0 gebelik haftası (gebelik yaşı birinci trimester veya erken ikinci trimester ultrasonografi ile doğrulanmış), tekil gebelik, canlı gebelik, doğum eyleminde olmaması (hospitalizasyon sırasında uterin kontraksiyonların olmaması), membran rüptürünün spekulum muayenesinde posterior fornikste amniotik sıvının varlığı ile ve/veya obstetrik ultrasonografik değerlendirmede oligohidramnios saptanması (obstetrik ultrasonografide amniotik sıvı değerlendirmesinde amniyotik sıvının olduğu en derin vertikal cep < 2 cm) ve/veya vajinal pH>5 saptanması ve/veya vajinal sıvıda plasental alfa mikroglobulin 1 proteininin immunokromotografik olarak saptanmasını sağlayan AmniSure@ testinin pozitif saptanması ile doğrulanması esas alınmıştır. Çalışmanın dışlama kriterleri ise; çoğul gebelik, major fetal anomaliler (ölümcül olan veya prenatal ve postnatal cerrahi gerektiren anomaliler), fetal ölüm, kromozomal anomaliler ve genetik sendromlar, plasental anormallikler, ciddi maternal enfeksiyon varlığı, maternal sistemik hastalık varlığı, sigara/alkol/madde kullanımı olarak alınmıştır.

  Çok erken preterm prematür membran rüptürü ile komplike olup bekleme yönetimi uygulanan tüm hastalar hastanede yatırılarak antibiyoterapi (ilk 48 saat 4x 2gr Ampisilin intravenöz, sonrasında Ampisilin 2x1 gr 10 gün  peroral +Azitromisin 1x500 mg 3 gün peroral) başlandı ve maternal klinik bulgular  (ateş, nabız, tansiyon, solunum sayısı, kötü kokulu akıntı, uterin hassasiyet) ve fetal kalp atımları takip edilerek, maternal kanda enfeksiyon belirteçleri [tam kan sayımı, C-reaktif protein (CRP), prokalsitonin] gebeliğin sonuna kadar haftalık olarak değerlendirildi. Antenatal kortikosteroidler gebeliğin 24. haftasında uygulandı (24 saat ara ile 12 mg betametazon intramuskuler iki doz), doğumun kaçınılmaz olduğu durumlarda ise kortikosteroid uygulmasının son dozundan 2 hafta geçmiş ise kurtarma dozu (bir kür intramuskuler betametazon) uygulandı. Gebelik haftası 24- 32 hafta arasında olan gebelerde doğumun kaçınılmaz olduğunun öngörüldüğü durumlarda ise fetal beyin koruyucu etki nedeni ile standart protokollere göre magnezyum sülfat uygulandı. Doğum gerektirecek gebelik komplikasyonu olmadığı sürece hastalarda gebeliğin 34. haftasında doğum planlanıp, doğum yönetimi kliniğimizde uygulanan, Sağlık Bakanlığı Doğum ve Sezaryen Eylemi Yönetim Rehberi’ne göre hazırlanmış izlem ve doğum protokollerine göre  Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda çalışan araştırma görevlileri tarafından yapıldı. Korioamniyonitin tanısı klinik olarak başka nedene atfedilemeyen maternal ateş ( ≥38°C)’e eşlik eden maternal taşikardi, fetal taşikardi, uterin hassasiyet, maternal lökositoz  (white blood cell (WBC) ≥15,000 mL) ve kötü kokulu amniyotik sıvı bulgularının birinin olması ile birlikte histolojik olarak koryoamnion tabakasında en az bir büyük büyütmede diffüz polimorf nüveli lökosit infiltrasyonu veya agregasyonu ve desidua (desiduitis), umblikal kord (funisitis) ve/veya kan damarlarındaki enflamasyonun (vaskülitis) gösterilmesi ile konuldu.   

  Maternal serum, standart protokollere göre venöz yoldan EDTA’lı kan toplama tüpüne toplanan 10 ml kandan elde edilerek venöz kan örnekleri +4°C’de 10 dakika 3000 g de santrifüje edildikten sonra serum örnekleri analiz edildi. Prokalsitonin TRACE (Time Resolved Amplified Cryptate Emission) teknolojisi kullanılan ultrasensitif immunoassay yöntemi ile ölçüldü. Bu yöntem direk olarak 0.02– 50 ng/mL arası konsantrasyonları ölçerken basit dilüsyon sonrası 5000 ng/mL konsantrasyonuna kadar değerleri ölçebilmektedir.  Lökosit (WBC) sayımı Beckman Coulter GLH750 cihazı ile yapılırken, CRP seviyeleri immunoturbudimetri kullanılarak Abbott Diagnostics Architect c16000 Sistemi (Abbott Diagnostics) ile ölçüldü. Tüm analizler üretici protokollerine uyularak yapıldı ve analiz için kritik değerler lökosit için 15.0 c/mm3, prokalsitonin için 0,5 ng/ml, CRP için 1 mg/dL kabul edildi. Delta nötrofil indeksi saptanması için spesifik otomatik hücre analiz cihazı (ADVIA 120/2120; Siemens, Tarrytown, NY, USA) kullanıldı. Bu cihaz myeloperoksidaz (MPO) ve lobülarite/nükleer dansite kanalı olmak üzere iki bağımsız lökosit sayım metodunu kullanmaktadır. DNİ değerleri şu formül kullanılarak hesplandı: DNİ = (MPO kanalında sitokimyasal reaksiyon kullanılarak ölçülen lökosit subfraksiyonu) – (nükleer lobülarite kanalında zayıf ışın yansıması kullanılarak ölçülen lökosit subfraksiyonu).

Doğum yapan hastalarda plasenta koryoamnionit açısından histopatolojik değerlendirme yapılmak üzere patolojik değerlendirmeye gönderildi. Gönderilen plasentalar formalin ile fikse edilerek ve makroskopik ve mikroskobik değerlendirme Amerikan Patoloji Derneği tarafından geliştirilen plasentanın değerlendirilmesi klavuzuna gore yapıldı.(7) Kord insersiyon alanı, plasenta kenarı, plasentanın orta kısmı, kord ve ekstraplasental membranlar olmak üzere beş ayrı yerden alınan doku örnekleri parafin bloklarda fikse edildi. Tüm doku örnekleri 1.5-μm kalınlıkta kesitlerde alınıp hematoksilin-eozin ile boyanmakta, mikroskopik muayanede korioamnion tabakasında en az bir büyük büyütmede diffüz polimorf nüveli lökosit infiltrasyonu veya agregasyonu izlenmesi koryoamniyonit olarak tanımlandı.

Çalışma ve kontrol grubundaki hastalarda yaş, gravida, parite, abortus, vücut kitle indeksi, ilk başvuruda tam kan sayımında lökosit değeri, CRP değeri, prokalsitonin değeri, DNİ, PPROM olduğunda gestasyonel yaş (hafta), doğumda gestasyonel yaş (hafta), PPROM ve doğum arasında geçen süre (gün), doğum şekli, doğum endikasyonu (koryoamnionit, plasenta dekolmanı, preterm doğum, fetal distres, 34. haftada doğum indüksiyonu), doğum kilosu, cinsiyet, hastanede yatış süresi, doğumda tam kan sayımında lökosit değeri, CRP değeri, prokalsitonin değeri, DNİ parametreleri kaydedildi.
 İstatiksel analiz için Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) versiyon 22.0 (SPSS Inc, New York, USA) yazılımı kullanıldı. Koryoamniyonitin olduğu serum lökosit, CRP, prokalsitonin ve DNİ seviyelerinin cut-off değerlerini saptamak için receiver operating characteristic (ROC) curve analizi kullanıldı ve eğri altında kalan sensitivite ve spesifite değerleri hesaplandı. Tüm analizlerde anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edildi.
Bulgular
  Bu çalışma periyodunda gebeliğin 16-24. haftasında preterm prematür membran rüptürü nedeni ile başvuran ve bekleme yönetimi uygulanmış toplam 73 hasta saptandı. Bu hastalardan 43’ü (%58.9) izlem sırasında koryoamnionit tanısı alırken, 30’unda (%41.1) koryoamnionit saptanmadı. İzlem sırasında koryoamnionit gelişen hastalar çalışma grubunu oluştururken ve koryoamnionit gelişmeyen hastalar kontrol grubunu oluşturdu. Çalışma ve kontrol grubunun klinik özellikleri tablo 1’ de özetlendi. Delta nötrofil indeksi, lökosit, CRP ve prokalsitoninin koryoamnionit gelişimi prediksiyonu açısından sensitivite, spesifite ve önerilen cut-off değerlerinin saptanması için ROC analizi yapıldı. DNİ için cut-off değeri %93.02 sensitivite, %93.33 spesifite ile 1.0 (AUROC 0,943, 95%CI 0,863-0,984, p<0,0001), lökosit için cut-off değeri %51.16 sensitivite, %90 spesifite ile 13,9 (AUROC 0.650 %95CI 0.529-0.758, p=0.0239), CRP için cut-off değeri %67.44 sensitivite, %76.67 spesifite ile 1.34 (AUROC 0,708, 95%CI 0,590-0,808, p=0,0006) saptandı. Çok erken dönem PMR hastalarında izlem sırasında kullanılan enfeksiyon belirteçlerinin koryoamnionit gelişimini predikte etmedeki ROC analizi sonrası saptanan sensitivite, spesifite ve önerilen cut-off değerleri Tablo 2’de özetlendi. ROC eğrileri şekil 1’de gösterildi.
Tartışma
  Koryoamnionit fetal membranların, amniyotik sıvının ve plasenta ve/veya desiduanın enfeksiyonu olup aynı zamanda intramniyotik enfeksiyon, amnionit ve amniyotik sıvı enfeksiyonu olarak ta adlandırılır.(8) Klinik veya histolojik olarak tanımlanabilen koryoamnionit aynı zamanda hematojen yolla, transplasental yolla veya amniyosentez ve koryon villus biyopsisi gibi invaziv prosedürler sonucu transuterin yolla da gelişebilmektedir.(9) Çok erken dönemde PMR nedeni ile kliniğimize başvuran ve bekleme yönetimi uygulanan hastalarda koryoamniyonit gelişimini predikte etmede DNİ ve diğer enfeksiyon belirteçlerinin yerini ortaya koyan bu çalışmada hastaların %58.9’unda koryomaniyonit geliştiği izlendi. Margato ve ark. gebeliğin 24. haftasından önce membran rüptürü gelişen hastaların gestasyonel ve neonatal sonuçlarını değerlendirdikleri çalışmalarında koryoamniyonit sıklığını %71 olarak bildirmişlerdir.  Kibel ve ark. ise 20-24 hafta arası erken prematür membran rüptürü ile komplike 104 gebenin sonuçlarını bildirdiği retrospektif çalışmalarında koryoamniyonit gelişme sıklığını %42.3 saptamışlardır.(10) Periviabıl dönem olarak adlandırılan gebeliğin 20-26. haftaları arasında membran rüptüre ile komplike gebeliklerde bildirilen farklı koryoamniyonit oranlarının varlığı, çalışmalarda farklı koryoamniyonit tanı kriterlerinin kullanılması ve çalışmaların çoğunda histolojik koryoamniyonitin değerlendirilmeyip sadece klinik koryoamniyonit oranlarının verilmesinden kaynaklı olduğunu düşündürmektedir.
 
 Maternal ve perinatal morbidite ve morbiditeyi azaltmada koryoamnionitten korunma koryoamnionitin tedavisinden daha önceliklidir. Anne ve fetus için güvenli olan az sayıda spesifik ve sensitif tanısal test olması nedeniyle koryoamnionit tanısı öncelikle klinik belirti ve semptomlar ile konur.(11) Amniyosentez sonucu elde edilen amniyotik mayinin kültürü tanı için referans standarttır fakat test sonucu için 48 saat gerekmektedir ve testin neonatal veya maternal morbidite üzerine etkisi belirsizdir. Kan ve vajinal sürüntü kültürleri koryoamnionit için kullanılmakta olan diğer tanısal testler olup bu testlerin koryoamniyonit tanısında kullanımını destekleyen kanıtlar yetersizdir. Bununla birlikte preterm prematür membran rüptüründe vajinal sürüntü örneklerinin kullanılmaması gerektiğini önerenler de vardır.(12) Koryoamniyonitin tanısında sıklıkla kullanılan maternal serum belirteçlerinden lökosit sayımı, CRP, prokalsitoninin farklı çalışmalarda  farklı duyarlılık ve özgüllük değerleri olduğu gösterilse de sonuç olarak koryoamniyoniti predikte etmedeki gücünün kısıtlı olduğu gösterilmiştir.(13) Bu çalışmada ise çok erken PMR ile komplike gebelerde DNİ ile birlikte maternal serum CRP, prokalsitonin ve lökosit sayımının koryoamniyonit öngörüsündeki gücü değerlendirilmiş, CRP’nin %67.4, maternal lökosit sayımının %51.1duyarlılık ile koryoamniyoniti öngörebildiği, prokalsitoninin ise bu hastalarda koryoamniyonit öngörüsünde yeri olmadığı ortaya koyulmuştur.

  Stres veya enfeksiyon sırasında daha az matür nötrofillerin maternal dolaşıma girmesi sonucu artmış immatür/total granülosit oranının oluşması ve nötrofil bandında artış, sola kayma olarak adlandırılmış ve sistemik enflamatuvar yanıtı saptamada kullanılmıştır.(14) Kan dolaşımındaki immatür granülosit oranını farklı bir metodla gösteren DNİ yeni bir inflamatuvar belirteç olarak bildirilmiştir. Yetişkin ve pediatrik popülasyonda  sepsisi öngörmede etkin olduğu gösterilen DNİ’nin, aynı zamanda pnömoni gelişimi ve akut komplike apandisit öngörüsünde faydalı olabileceğini gösteren çalışmalar da mevcuttur.(5,15) Korioamniyonit prediksiyonunda DNİ’nin değerini ortaya koyan bu çalışmada, DNİ’nin  sınır değer olarak %1.0 olarak alındığında koryoamniyoniti %93 duyarlılık ve özgüllükle öngörebildiğini ve diğer yaygın kullanılan maternal serum belirteçlerine göre koryoamniyonit öngörüsünde daha güçlü bir belirteç olduğunu ortaya koymuştur. Bizim çalışmamızla uyumlu olarak Cho ve ark. PRM hastalarında histolojik koryoamniyoniti predikte etmede DNİ’nin serum belirteci olarak kullanılabileceğini, plasental enflamatuvar yanıtı öngörmede lenfosit sayımı, CRP ve DNİ’nin kullanımının faydalı olabileceğini bildirmişlerdir(16). Park ve ark. ise  DNİ’nin enfekte hastalarda prediktif ve prognostik faktör olarak tanısal doğruluğunu değerlendirdikleri meta-analizlerinde, DNİ’nin enfekte hastaların tanısında ve enfekte hastalardaki mortalitenin öngörülmesinde kullanışlı bir parametre olduğunu ve klinik pratikte daha yaygın olarak kullanılması gerektiğini ortaya koymuşlardır.(17)

   Çalışmanın gücü ve limitasyonları değerlendirildiğinde, koryoamniyonit tanısının sadece klinik bulgulara dayalı konularak yapıldığı çalışmaların aksine bu çalışmada tüm koryoamniyonit vakalarının histopatolojik doğrulamasının yapılmış olması çalışmanın güçlü tarafıdır. Çalışmanın retrospektif dizaynda olması ve DNİ’nin perinatal sonuçlara etkisi veya tedaviye yanıtı değerlendirmedeki etkisinin ortaya konulamamış olması da çalışmanın zayıf yönünü oluşturmuştur.
 
Sonuç
Delta nötrofil indeksi çok erken preterm membran rüptürü gelişen hastalarda izlem sırasında korioamnionit öngörüsünde kullanışlı olabilecek, tam kan sayımı ile birlilkte bakılabilen, hızlı sonuç alınabilen, ek maliyet gerektirmeyen bir enfeksiyon belirteci olup, testin tanısal başarısı CRP, prokalsitonin ve lökosit’e göre daha yüksek gözükmektedir.

Çıkar Çatışması: Çıkar çatışması bulunmadığı belirtilmiştir.
 
1. Locatelli A, Ghidini A, Verderio M, Andreani M, Strobelt N, Pezullo J, et al.  Predictors of perinatal survival in a cohort of pregnancies with severe oligohydramnios due to preterm rupture of membranes at <26 weeks managed with serial amnioinfusions. Eur J Obstet Gynecol Reprod Biol 2006;128 :97– 102.
2. Waters TP, Mercer BM. The management of preterm premature rupture of the membranes near the limit of fetal viability. Am J Obstet Gynecol 2009;201:230–40.
3.Roberts D, Vause S, Martin W, Green P, Walkinshaw S, Bricker L, et al. Amnioinfusion in preterm premature rupture of membranes (AMIPROM): a randomised controlled trial of amnioinfusion versus expectant management in very early preterm premature rupture of membranes--a pilot study. Ultrasound Obstet Gynecol 2014; 43: 490–499.
4. Incerpi MH. Chorio-amnionitis and postpartum endometritis. In: Goodwin TM, Montoro MN, Muderspach L, Paulson R, Roy S editor(s). Management of Common Problems in Obstetrics and Gynecology. 5th ed. Blackwell Publishing Ltd, 2010. p. 48-51.
5. Kim H, Kim Y, Kim KH, Yeo CD, Kim JW, Lee HK. Use of delta neutrophil index for differentiating low-grade community-acquired pneumonia from upper respiratory infection. Ann Lab Med. 2015 ;35(6):647-50.
6. Lee SM, Eun HS, Namgung R, Park MS, Park KI, Lee C. Usefulness of the delta neutrophil index for assessing neonatal sepsis. Acta Paediatr. 2013 ;102(1):e13-6.
7. College of American Pathologists. Conference XIX on the Examination of the Placenta: report of the Working Group on Indications for Placental Examination. Arch Pathol Lab Med. 1991;115:660–721.
8. Tita A, Andrews W. Diagnosis and management of clinical chorioamnionitis. Clin Perinatol. 2010;37(2):339–54.
9. Fahey J. Clinical management of intra-amniotic infection and chorioamnionitis: a review of literature. J Midwifery Womens Health. 2008;53(3):227–35.
10. Kibel M, Asztalos E, Barrett J, Dunn MS, Tward C, et all Outcomes of Pregnancies Complicated by Preterm Premature Rupture of Membranes Between 20 and24 Weeks of Gestation. Obstet Gynecol. 2016 ;128(2):313-20.
11. Gibbs R. Management of clinical chorioamnionitis at term. Am J Obstet Gynecol 2004;191: 1–2.
12. Czikk MJ, McCarthy FP, Murphy KE. Chorioamnionitis: from pathogenesis to treatment. Clin Microbiol Infect. 2011;17(9):1304–11.
13. Popowski T, Goffinet F, Batteux F, Maillard F, Kayem G. Prediction of maternofetal infection in preterm premature rupture of membranes: serum maternal markers. Gynecol Obstet Fertil. 2011;39(5):302-8.
14. Cornbleet PJ. Clinical utility of the band count. Clin Lab Med 2002; 22: 101–36.
15. Kim OH, Cha YS, Hwang SO, Jang JY, Choi EH, Kim HI, Cha K, Kim H, Lee KH. The Use of Delta Neutrophil Index and Myeloperoxidase Index for Predicting Acute Complicated Appendicitis in Children. PLoS One. 2016;11(2):e0148799.
16. Cho HY, Jung I, Kwon JY, Kim SJ, Park YW, Kim YH. The Delta Neutrophil Index as a predictive marker of histological chorioamnionitis in patients with preterm premature rupture of membranes: A retrospective study. PLoS One. 2017;12(3):e0173382.
17. Park JH, Byeon HJ, Lee KH, Lee JW, Kronbichler A, Eisenhut M, Shin JI. Delta neutrophil index (DNI) as a novel diagnostic and prognostic marker of infection: a systematic review and meta-analysis. Inflamm Res. 2017 Jun 23. doi: 10.1007/s00011-017-1066-y. [Epub ahead of print]
Dosya / Açıklama
Şekil 1
DNİ, CRP ve prokalsitoninin prediktif değerini gösteren ROC eğrileri
Tablo 1
Koryoamnionit ve kontrol grubunun klinik özellikleri
Tablo 2
Koryoamnionit prediksiyonunda biyomarkerların ROC analizi