Ara

Bu bölümde sistem içerisindeki makaleler arasında arama yapabilirsiniz.

Dergi Kimliği

Online ISSN
1305-3132

Kuruluş
1993

Editor-in-Chief
​Cihat Şen, ​Nicola Volpe

Editors
Daniel Rolnik, Mar Gil, Murat Yayla, Oluş Api

Yüksek doz kortikosteroid kullanımının Hellp Sendromu seyrine olumlu etkileri

Sedat Kadanalı, Tuncay Küçüközkan, Mustafa Küçük, Bayram Bukam

Künye

Yüksek doz kortikosteroid kullanımının Hellp Sendromu seyrine olumlu etkileri. Perinatoloji Dergisi 1996;4(1):39-39

Yazar Bilgileri

Sedat Kadanalı,
Tuncay Küçüközkan,
Mustafa Küçük,
Bayram Bukam

  1. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Erzurum TR
Yayın Geçmişi
Çıkar Çakışması

Çıkar çakışması bulunmadığı belirtilmiştir.

Giriş

HELLP sendromlu 24 ile 37 haftalık gebelerde yüksek doz kortikosteroid tedavisinin hastalığın seyrine olan etkilerini incelemek amacıyla bu çalışmayı planladık.

Yöntem

Çalışma prospektif olarak planlandı. HELLP sendorum tanısı konulan 26 hasta, deksametazon alan(n:13) (Önce 12 saat arayla 10 mg intravenöz daha sonra yine 12 saat arayla 5 mg i.v. iki doz) ve HELLP sendromlu 13 hastada kontrol grubu olarak rastgele seçildi. Bütün hastaların ortalama arter basınçları (MAP), saatlik idrar çıkışları ve trombosit sayımları 6 saatte bir, serum glutamik aspartat amimotransferaz (SGOT), serum glutamik alanin aminotransferaz (SGPT), laktik dehidrogenazı (LDH) ölçümleri 12 saatte bir alınarak 48 saat süresince monitorize edildiler.

Bulgular

Kortikosteroidle tedavi edilen HELLP sendromlu hastalar kontrol grubuyla karşılaştırıldığında MAP, idrar çıkışı, trombosit sayımı, SGOT, SGPT ve LDH ölçümleriyle gösterilen belirgin bir düzelme gösterdiler. MAP değeri 24. saatte belirgin olarak düşerken (P<0.03), trombosit sayımındaki düzelme 24. saatte (p<0.01), idrar atımındaki düzelme 18. saatte (p<0.03), SGOT, SGPT ve LDH'deki düzelme 36. saatte (p<0.02) istatistiki olarak anlamlı şekilde izlendi.

Sonuç


Yüksek doz kortikosteroid ile tedavi edilen HELLP sendromlu hastalarda MAP, idrar çıkışı, trombosit sayımı, SGOT, SGPT, LDH parametreleriyle belirlenen klinik ve laboratuvar seyirde belirgin bir düzelme olmaktadır.
Anahtar Kelimeler

-