Arşiv
Ara

Bu bölümde sistem içerisindeki makaleler arasında arama yapabilirsiniz.

Dergi Kimliği

Online ISSN
1305-3132

Kuruluş
1993

Editor-in-Chief
​Cihat Şen, ​Nicola Volpe

Editors
Daniel Rolnik, Mar Gil, Murat Yayla, Oluş Api

Prematür eylem tedavisinde ritodrin ile nifedipinin karşılaştırılması

Ercan Mustafa Aygen, Uzay Albayrak, Süheyl Ökten

Künye

Prematür eylem tedavisinde ritodrin ile nifedipinin karşılaştırılması . Perinatoloji Dergisi 1996;4(4):223-227

Yazar Bilgileri

Ercan Mustafa Aygen,
Uzay Albayrak,
Süheyl Ökten

  1. Üniversitesi Tıp Fakültesi Katlın Hastalıkları ve Doğum ABD, KAYSERİ
Yayın Geçmişi
Çıkar Çakışması

Çıkar çakışması bulunmadığı belirtilmiştir.

Amaç
Prematür eylem tanısı konan gebelerde tokoliz amacıyla kullanılan nifedipin ile ritodrinin etkilerini ve yan etkilerini karşılaştırmak
Yöntem
Prematür eylem tanısı konan 47 gebede araştırma yapıldı. Bunların 25'ine nifedipin, 22'sine ritodrin ie tokoliz uygulandı.
Bulgular
Doğumun geciktirilebilme süreleri ve yan etkiler açısından iki grup arasında fark bulunamadı. Ayrıca perinatal sonuçlardan bebek doğum ağırlığı ve Apgar skorları iki grup arasında istatistiksel olarak anlamsız bulundu.
Sonuç
Dünyada tokoliz amacıyla yaygın olarak kullanılan ritodrine nifedipinin iyi bir alternatif olabileceği kanısına varıldı
Anahtar Kelimeler

Nifedipin, Ritodrin, Prematür Eylem

Giriş
Prematür eylem, obstetriğin en önemli sorunla­rından olup tüm gebeliklerin % 5-15'inde gö­rülür. Zamanından Önce doğan bebeklerin morbidite ve mortaliteleri yüksektir. Yeni doğan ölümlerinin çokluğunun yanısıra bu bebeklerin ba­ kımları ve yaşatılmaları aşırı özen gerektirir ve çok pahalıdır. Bu açıdan prematür eylem medikal bir has­ talığın yanısıra sosyal ve ekonomik bir problem ola­ rak da düşünülmelidir. Günümüzde bu nedenle bir­ çok çalışma yapılmakta, anne ve bebek sağlığı dikka­te alınarak çeşitli ajanlar doğum eylemini durdurmak amacıyla denenmektedir. Erken doğum eylemini dur­ durmaya yönelik bu tedavilere tokoliz denir.
Yirmi ile 36. haftalar arasında bir gebelik mevcut­sa, eylem durdurulamayacak aşamaya gelmemişse ve anne ve bebek sağlığı açısından bir kontrendikasyon yoksa bu gebeliğin devam etmesini sağlamak amacıy­ la tokolitik tedaviye başlanılmalıdır. Tokolitik te­ davi için b mimetik adrenerjik ajanlar, magnezyum sülfat, prostaglandin inhibitörleri, oksitosin antagonistleri, kalsiyum kanal blokörleri gibi çeşitli ajanlar kullanılmaktadır.
Biz bu çalışmada erken doğum eyleminin tedavi­sinde ritodrin (Prepar, Eczacıbaşı, İstanbul) ile nifedi­pin (Nidilat, Doğu İlaç, İstanbul)'in prematür eylem­deki etkisini saptamayı, anne ve bebeğe olan yan et­kilerini karşılaştırmayı amaçladık.
Yöntem
Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği'ne başvuran gerçek erken doğum eylemi tanısı konan 60 gebe kadın çalışmaya alındı. On üç olgu takiplere gelmediği için çalışmadan çıkarıldı.
Gebeliğinin 20-36. haftaları arasında olan ve 10 dk'da en az iki uterin kontraksiyon saptanan olgulara prematür eylem tanısı kondu. Vaginal kanama, çoğul gebelik, polihidroamniyos, membran rüptürü, servikal cerrahi öyküsü, koryoamniyonit, preeklampsieklampsi ve/veya altta yatan herhangi bir hastalığı olan gebeler çalışmaya alınmadılar. Gebelik haftaları son adet tarihine ve ultrasonografik bulgulara göre hesaplandı. Kardiyotokograf ile uterin kontraksiyonlar ve fetal kalp atımları kaydedildi.
Prematür eylem tanısı konan gebelerde tedaviye başlama kriteri olarak amniyon zarının açık olmaması, servikal silinmenin % 80'e ve servikal açılmanın 4 cm'e kadar olması esas alındı.
Tüm gebelerde tedavi öncesi tam kan sayımı, idrar incelemesi, açlık kan şekeri, elektrolit düzeyleri karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri rutin olarak çalışıldı ve elektrokardiyografi (EKG) çekildi. Bu parametreler haftalık olarak tekrar edildi.
Gebeler hastanede kaldıkları sürece vital fonksiyonlar yönünden dikkatlice izlendi. Her gün özellikle olası akciğer ödemi tehlikesi yönünden fizik muayeneleri yapıldı. Tüm olgularda hastaneye yattıkları ilk 24 saat içinde aldıkları çıkardıkları sıvı takipleri yapıldı. Gerekli olgularda bu izleme devam edildi. Fetuslar haftada iki veya üç kez kardiyotokograf ile ve haftalık ultraso-nografik incelemelerle takip edildiler. Gebelerde tokolitik tedaviye başlamadan 1 saat önce ringer laktat solüsyonu ile hidrasyon yapıldı. Hidrasyondan sonra eylemden çıkan hastalara tokolitik tedavi verilmedi Kontraks iyonları durdurulamayan, servikal açıklık ve silinmenin olduğu 47 gebeye ise tokolitik tedavi başlandı. Yirmibeş gebeye nifedipin, 22 gebeye ise ritodrin tedavisi rastgele verildi.
Nifedipin verilen gebelerden kapsülü dişleri arasında ezmeleri ve yutmadan emmeleri istendi. Bu şekilde 10 mg'lık dilaltı kullanımı gerçekleşti. Yirmi dakika sonra kontraksiyonların devamı halinde toz tekrarlandı. Bu şekilde maksimal 40 mg'a kadar çıkıldı. Uterin aktivite kesildikten sonra ve dil altı dozdan 4-6 saat sonra başlamak üzere günde dört kez 20 mg oral olacak şekilde tedaviye geçildi. Bu doz daha sonra günde dört kez 10 mg'a düşürüldü.
Ritodrin % 5 dekstroz solüsyonu içerisinde 50 pgr/dk hızıyla infüzyon şeklinde verildi. İnfuzyon hızı 10 dk'lık aralarla 50 μgr/dk'lık artışlar şeklinde ayarlandı. Tedavi sırasındaki doz artışı uterus kont-raksiyonlarının kesilmesi, maksimum doz olan 300 pgr/dk'ya ulaşılması, maternal kalp hızının 140 atım/ dk, fetal kalp hızının 180 atım/dk'ya çıkması veya to-lere edilemeyen yan etkilerin ortaya çıkışı gibi para-metrelerden birinin saptanmasına göre ayarlandı. Uterin kontraksiyonları durduran etkin doza ağrılar durduktan sonra 12 saat daha devam edildi. Bunu takiben infüzyona son vermeden 30 dk önce başlamak şartıyla 10 mg ritodrin tablet verildi ve 2 saatlik aralarla devam edildi.
Otuzikinci haftadan küçük olan gebelere fetal akciğer maturasyonunu artırmak amacıyla haftada iki kez 24 saat arayla betametazon 12 mg dozunda parenteral olarak yapıldı.
Tedavi başarısının değerlendirilmesinde tokolitik tedavinin doğum eylemi 48 saat, 7 gün ve 36. haftaya kadar durdurulması esas alındı. Bu süreler açısından gruplar karşılaştırıldı. Perinatal verileri değerlendir-mek için intrauterin bebek ölüm sayıları, canlı doğan bebeklerin doğum ağırlıkları ve birinci ve beşinci da-kika Apgar skorları karşılaştırıldı. Her iki gruptaki te-davi sırasında hastaların belirttiği veya klinik olarak saptanan yan etkiler değerlendirildi ve gerekli olgu-larda tedavi uygulandı.
Gebeler uterin kontraksiyonları kontrol altına alın-dıktan sonra yan etkiler konusunda bilgilendirilerek haftalık kontrollere gelmek üzere taburcu edildiler.
Bulgular
Prematür eylem tanısı alan 25 gebe nifedipin, 22 gebe ise ritodrin tedavisi aldı. Nifedipin tedavisi alan gruptaki yaş ortalaması 25.6±1.0, ritodrin tedavisi alan gruptaki yaş ortalaması 25.0+1.2 bulundu. Nifedipin grubunda gebelik haftası ortalaması 30.9±0.6, ritodrin grubunda 32.0±0.5 bulundu. Her iki grupta ortalama yaş ve gebelik haftası açısından istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p>0.05). Nifedipin alan gebelerin 11 (% 44)'i primigravid, 8 (% 56)'i multigravid idi. Ritodrin alan grupta primigravid ve multigravid gebe sayısı 11 (% 50) bulundu. Gebelik sayıları açısından da istatistiksel olarak önemli fark saptanmadı (p>0.05). Gebelerin hastaneye kabulünden sonra servikal açıklık yönünden değerlendirildiğinde; nifedipin alan 25 olgunun 6'sında servikal açıklık 2 cm'nin altında,19'unda 2-4 cm arasında bulundu. Ritodrin alan grupta ise 5 olguda açıklık 2 cm'nin altında, 17 olguda 2-4 cm arasında saptandı. Her iki grupta da 2 cm'lik açıklığı olan olgular ve 2-4 cm açıklığı olan olgular birbirleri ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak önemli fark bulunmadı (p>0.05).
Gruplar doğum eylemi 48 saat süreyle geciktirme açısından değerlendirildiğinde nifedipin grubunda 21 (% 84) gebede, ritodrin grubunda 19 (% 86) gebede doğum eylemi geciktirildi. Kırksekiz saat süreyle doğum eyleminin geciktirilmesi arasında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p>0.05).
Doğum eyleminin 48 saat geciktirilebildiği olgular 7 gün süre ile eylemin geciktirilebilmesi yönünden araştırıldığında; nifedipin verilen toplam 21 gebenin 18 (% 85)'inde, ritodrin verilen toplam 19 gebenin 15 (% 78)'inde eylem durdurulabildiği saptandı. Yedi gün geciktirme açısından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamadı (p>0.05).
Eylemin 7 gün süreyle durdurulabildiği olgular 36. haftaya kadar eylemin durdurulma süresi açısından karşılaştırıldı. Nifedipin alan gruptaki 18 olgunun 12 (% 66)'sinde ritodrin alan gruptaki 15 olgunun 11 (% 73)'inde eylem 36. haftaya kadar durdurulabildi. Bu sonuçlar karşılaştırıldığında da istatistiksel olarak önemli fark saptanamadı (p>0.05) (Tablo 1).
Perinatal sonuçlar açısından gruplar karşılaştırıldı-ğında gruplarda intrauterin ölüm gözlenmedi. Nifedipin alanlarda bebek doğum ağırlığı ortalaması 2795.60±136.29 gr ritodrin alanlanda 2781.36±l45.40 gr bulundu Doğum ağırlıkları istatistiksel olarak karşılaştırdığında önemli fark bulunamadı (p>0.05). Bebeklerin birinci dakika Apgar skoru nifedipin grubunda 7.56±0.42, ritodrin grubunda 7.55±0.36, beşinci dakika Apgar skoru nifedipin grubunda 9-12±0.4l, ritodrin grubunda 9.14+0.41 saptandı. Bebeklerin birinci ve beşinci dakika Apgar skorları arasında istatistiksel açıdan önemli fark yoktu (p>0.05). Perinatal sonuçların karşılaştırması Tablo 2'de gösterilmiştir.
Yapılan tedavi sırasında "her iki grupta da, tedavi sonlandırmasını gerektirmeyecek düzeyde de olsa çeşitli yan etkiler gözlendi. Nifedipin verilen 25 hastanın 18 (% 72)'inde ritodrin verilen 22 hastanın 20 (% 90)'sinde değişik yan etkiler görüldü. İki grup arasında yan etkiler görülmesi açısından istatistiksel bir fark saptanmadı (p>0.05) (Tablo 3). Nifedipin alan gruptaki 15 hastada (% 60), yüz, boyun, göğüs ve avuçlarda hissedilen ateş basması görüldü. Ateş basması 1 hastada şiddetliydi. Ancak dozun azaltıldığı ilerleyen günlerde bu şikayet hafifledi. Otuzaltıncı haftada tedavi kesilirken bu şikayet artık pek hissedilmiyordu. Aynı gruptaki hastaların 10 (% 40)'nunda baş ağrısı yakınması oldu. Bu yakınma 4 hastada tedavinin sonuna kadar devam etti. Diğer 6 hastada ise tedavinin ilerleyen günlerinde azaldı. Nifedipin alan hastalardan sadece bir tanesinde çarpıntı şikayeti oldu. Fetal kalp atımları taşikardi sınırına (180 atım/dk) hiç ulaşmadı.
Ritodrin alan grupta 15 (% 68) hastada çarpıntı en belirgin yakınmaydı. Bunların sadece ikisinde verapamil kullanmak gerekti. Fetal taşikardi tedavinin kesilmesi sınırına ulaşmadı. Bu gruptaki hastaların 8 (% 36)'inde baş ağrısı yakınması oldu. Baş ağrılarının çoğu hastada çarpıntı ve bunun doğurduğu anksiyeteye bağlandı. Beş (% 22) hastada bulantı, kusma şikayeti oldu. Midede yanma hissi belirgin olarak tarif edildi. Hastalara bu şikayetleri geçene kadar antiasit ilaçlar verildi. İki (% 9) hastada göğüste sıkışma hissi ve göğüs ağrısı oldu. Ancak EKG'lerinde patolojik bulgu saptanamadı.
Hastaların hiçbirinde pulmoner ödem görülmedi. EKG'ler değerlendirildiğinde, nifedipin tedavisi alan grupta üç hastada inkomplet sağ dal bloğu tespit edildi. Bu hastalarda kardiyak yakınmalar yoktu. Nifedipin alan hastaların üçünde tedavi sırasında taşikardi saptandı. Ek bir tedaviye gerek görmeden bu bulgu düzeldi. Ritodrin tedavisi alan grupta 2 hastada inkomplet sağ dal bloğu görüldü. Bunlardan birinde ek olarak P-R mesafeleri kısaydı ve taşikardisi vardı, fakat hastada şikayete yol açmamıştı.
Nifedipin verilen hastalarda tedavinin başlangıcında geçici hipotansiyon atakları gözlendi. Sistolik ve diyastolik kan basınçlarında 10-15 mmHg'lık düşüşler gözlendi. Hastalar bu dönemde çarpıntıdan ve baş dönmesinden şikayet ettiler. Tansiyon düşüklüğü sadece 2 hastada oldu. Geçici hipotansiyon atakları genellikle dört saatte normale döndü. Özellikle hastalar mutlak yatak istirahatı döneminden sonra normal aktivitelerine döndüklerinde bu tansiyon düşüşleri önemli ölçüde azaldı. Hastalarda görülen yan etkiler Tablo IV’te gösterildi. Her iki gruptaki gebelerde yapılan biyokimyasal parametreler değerlendirildi. Tedavi öncesi ve sonrası olmak üzere, açlık kan şekerleri, böbrek fonksiyon testleri, sodyum (Na+), potasyum (K+), klor (C1-), kalsiyum (Ca++), karaciğer fonksiyon testleri karşılaş-tırıldı. Gruplar arasında tedavi öncesi ve sonrası de-ğerler açısından istatistiksel bir fark saptanamadı (Tablo V).
Tartışma
Erken doğum gelişmiş yenidoğan bakım üniteleri­ne rağmen yapısal olarak normal olan bebeklerde en önemli perinatal ölüm sebebidir
Biz bu çalışmada tokolitik tedavide yaygın olarak kullanılan ritodrin ile kullanımına son on yıldır baş­ lanmış olan kalsiyum kanal blokörlerinden nifedipin'in etkisini karşılaştırdık. Bu iki ilacın prematür ey­lemi durdurmadaki başarılarını, anne ve bebek sağlığı üzerine olan etkilerini inceledik. Doğumu geciktir­ me süreleri 48 saat, 7 gün ve 36. gebelik haftasına kadar olmak üzere belirlendi. Öncelikle tokolitik ba­ şarıyı değerlendirmek için doğumun 48 saat geciktirilebilmesinin baz alınması önerilmektedir. Yapılan çalışmalarda ritodrin ve nifedipinin doğumu ge­ ciktirme süreleri hakkında çelişkili ifadeler vardır. Bizim sonuçlarımız doğum eyleminin geciktirilme­ si açısından her iki ajan arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamadığı yönündedir (p>0.05). Read ve ark. plasebo, ritodrin ve nifedipin'le do­ ğumu 48 saat geciktirmeyi temel alarak yaptıkları ça­lışmada en başarılı ajan olarak nifedipini bulmuşlar­dır. Bu bulgu bizim sonuçlarımızla ve diğer araştırma­cıların sonuçlarıyla çelişmektedir. James ve ark. prematür eylemi durdurmada nifedipin ve ritodrin arasında istatistiksel fark bulamamışlardır. Yapılan di­ ğer çalışmalarda da nifedipin ve ritodrin arasında do­ğumu geciktirme süresi açısından fark saptanmamıştır
Prematür eylemin durdurulmasındaki en önemli amaç perinatal sonuçların sağlıklı olmasına yöneliktir. Bu ise yeni doğanın Apgar skoru ve fiziksel gelişi­ miyle kabaca değerlendirilebilir. Biz iki grup arasında bebek doğum ağırlıkları ve Apgar skoru açısından is­tatistiksel olarak anlamlı bir fark bulamadık. Yapılan farklı çalışmalarda da bebek kilosuna etki açısından iki ilaç arasında önemli bir fark bulunamamıştır Tokolitik ilaçların seçiminde ilacın etkinliğinin yanısıra anne ve bebeğe olan yan etkiler de önemlidir. Yaptığımız çalışmada en sık görülen ve en ciddi olan yan etkileri saptadık. Ritodrin grubunda en sık görü­len ayn etki çarpıntıyken, nifedipin grubunda ateş basmasıydı. Sonuçları iki grup arasında karşılaştırdığı­mızda, yan etki görülme sıklığı açısından istatistiksel olarak önemli bir fark saptayamadık. Buna karşın yan etkilerin görülme oranları gruplar arasında oldukça farklıydı. Bulantı ve kusma ritodrin grubunda % 22 oranında gözlendi, nifedipin grubunda ise hiç görül­ medi. Caritis ve ark. yaptıkları çalışmada ritodrin grubunda bulantı-kusma % 13 oranında bildirilmiştir. Kupferminc ve ark. çalışmalarında ise ritodrin grubundaki hastaların % 40'ında bulantı-kusma gör düklerini, nifedipin grubunda ise görme­ diklerini bildirmişlerdir. Nifedipin gru­bunda en sık karşılaştığımız yan etki ateş basmasıydı. Bu özellikle yüzde, daha az boyunda, göğüste, el ve ayak tabanların­da hissedilen sıcaklık hissi şeklindeydi. Bizim çalışmamızda nifedipin grubunda % 60 oranında ateş basması saptandı. Ri­ todrin grubunda ise bu şikayet hiç bildi­ rilmedi. Birçok çalışmada nifedipin veri­lenlerde en sık görülen yan etkinin ateş basması olduğu belirtilmektedir.
Çalışma grubumuzdaki gebelerin teda­viye başlamadan önce ve tedavi sonrası biyokimyasal parametrelerini karşılaştırdığımızda değerler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptayamadık (p>0.05). Erken doğum eylemi tedavisinde kullanılan ritodrinin kar­ bonhidrat metabolizmasına etki ederek diyabetlilerde ketoasidoz ve/veya hiperglisemi oluşturduğu bilin­ mektedir James ve ark. tedavide ritodrin verilen normoglisemik prematür eylemdeki gebelerde tedavi­ nin başında görülen kan şekeri yükselmesinin za­ manla düzeldiğini belirtmişlerdir. Bazı çalışmalarda ri­ todrinin glikogenoliz ve glukoneogenez üzerindeki etkilerinin diabetik şahıslarda daha alevli olduğu bil­ dirilmektedir.Çalışmamıza diabetli şahısları da­ hil etmedik ve çalışma sırasında her iki ilaç grubunda da kan şekerinde oynamalar saptamadık.
Çalışmamızda hem nifedipin hem de ritodrin gru­ bundaki gebelerin elektrolit seviyelerinde tedavi ön­cesi ve tedavi sonrası değerler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir değişim saptayamadık (p>0.05). Ja­ mes ve ark. (9)'da yaptıkları çalışmada bu değerler arasında anlamlı bir fark saptayamamışlardır. Teorik olarak nifedipin ve ritodrin verilmesinde hipokalemi beklenen bir sonuç olabilir ve bu çeşitli çalışmalarda gösterilmiştir. ß sempatomimetiklerle tedavinin başlangıcında serum K + seviyeleri hızla azalır ve genellikle tedavi öncesi seviyelerin altına düşer. Serum seviyelerindeki bu azalma muhtemelen K +'un ekstrasellüler alandan intrasellüler alana akımına bağlıdır. Bu hipokalemi geçicidir. Genellikle replasman tedavi­si gerektirmez. K + düzeyi tokolizin 24. saatinde genellikle normal seviyelerine dönmektedir. Biz yaptığımız çalışmada bu düşüşü saptayamadık ve K + düşük­ lüğüne bağlı hiçbir bulgu da gözlemedik.
Sonuç
Çalışmamızda elde ettiğimiz sonuçlara göre nifedi­pin ve ritodrin tedavisi ile doğumu geciktirme sürele­ri ve neonatal sonuçlar açısından fark bulunamadı. Her iki grupta maternal yan etkilerin görülme sıklığı açısından anlamlı fark olmasa da çarpıntı, bulantı, kusma ritodrin grubunda, ateş basması ve baş ağrısı nifedipin grubunda daha sık görülmüştür. Bu bulgu­lar ve ritodrinin kardiyovasküler sistem hastalığı veya diabeti bulunan gebelerde kullanımının riskli olduğu­na ilişkin literatür bilgileri ışığında nifedipinin ritodri ne iyi bir alternatif tokolitik ajan olabileceği kanısın­dayız.

 
Kaynaklar
1. Pcrnoll M, Garmel SH: Late pregnancy Risks. In: DeCherney AH, Pernoll ML (cds): Current Obstetric and Gynecologic Diagnosis and Treatment. Lebanon: Lange 306-30,1994
2. Andersen HF, Merkatz LR. Preterm Labor. In: Scott JR. Disaia PJ, Hammond CB, Spellacy WN (eds): Danfort's Obstetrics and Gyne­ cology. Philadelphia: Lippincott Co, 335-51,1990.
3. Higby K, Elly MJ, Vcnakis L, Pauerstein CJ: Do Tocolytic Agents Stop Preterm Labor? A Critical and Comprehensive Review of Effi­ cacy and Safety. Am J Obstet GYnecol, 168: 1247-59, 1993.
4 Travis BE, Mccullough JM. Pharmacotherapy of preterm labor. Pharmacoter ,13 (l):28-36, 1993.
5. Richiclii J, Vasilenko P: The Effects of Nifedipine on Pregnancy Outcome and Morphology of the Placenta, Uterus and Cervix Du­ ring Pregnancy in The Rat. Am J Obstet Gynecol, 167: 797-803, 1992.
6. Kupferminc M, Lcssing JB, Yoran Y, Peyzer MR: Nifedipine Versus Ritodrine for Suppressing of Preterm Labour. Br J Obstet Gynecol, 100 (12): 1090-94,1993.
7. Jonky E, Leng JJ, Cormier PH, Salomon R, Maynod J: A Randomi­zed Study of The Treatment of Premature Labor. Nifedipine Versus Ritodrine. J Gynecol Obstet Biol Rcpro, 19 (4): 478-82, 1990.
8. Read MD, Wcllby DE: The Use of Calcium Antagonist (nifedipine) To Suppress Preterm Labour. Br J Obstet Gynaecol, 93: 933-37, 1986.
9. James E, Ferguson II, Donald C, Dyson T, Schutz BA, Stevenson DC: A Comparison of Tocolysis with Nifedipine or Ritodrine: Analysis of Efficacy and Maternal, Fetal and Neonatal Outcome. Am J Obstet Gynecol, 163: 105-11, 1990.
10. Meyer WR, Rondall HW,Graves WL: Nifedipine Versus Ritodrine for Suppressing Preterm Labor. J Rcprod Med, 35: 649-653, 1990.
11. Braccro LA, Leikin E, Kirschcnbaum N, Tejani N: Comparison of Nifedipine and Ritodrine for The Treatment of Preterm Labor. Am J Obstet Gynecol, 8: 365-69, 1991.
12. Murray C, Hoverkamp AD, Orleans M, Bcrga S, Pectit D: Nifedipi­ ne for Treatment of Preterm Labor: A historic Prospective Study. Am J Obstet Gynecol, 167 (1): 52-6, 1992.
13. Caritis SN, Toig G, Wong LK: Pharmacodynmics of Ritodrine in Pregnant Women During Preterm Labor. Am J Obstet GYnecol, 47: 752-59,1983.
14. Caritis SN, Toig G, Heddinger LA, Ashmead G: A Double-Blind Study Comparing Ritodrine and terbutaline in the treatment of pre­ term labor. Am J Obstet Gynecol, 150: 7-14, 1984
Dosya / Açıklama
Tablo 1
Nifedipin ve Ritodrin Gruplarında Doğumu 48 Saat, 7Gün ve 36. Haftaya Kadar Geciktiren Hastaların Karşılaştırılması
Tablo 2
Nifedipin ve Ritodrin Alan Gruplardaki Perinatal Sonuçlar
Tablo 3
Nifedipin 3}m Ritodrin Tedavisi Verilen Grublarda Görülen Yan Etkilerin Sıklığı
Tablo 4
Nifedipin ve Ritodrin Grubunda Yan Etkilerin Görülme Sıklığı
Tablo 5
Nifedipin ve Ritodrin Verilen Gebelerde Tedavi Öncesi ve Sonrası Saptanan Biyokimyasal Değerler