Arşiv
Ara

Bu bölümde sistem içerisindeki makaleler arasında arama yapabilirsiniz.

Dergi Kimliği

Online ISSN
1305-3132

Kuruluş
1993

Editor-in-Chief
​Cihat Şen, ​Nicola Volpe

Editors
Daniel Rolnik, Mar Gil, Murat Yayla, Oluş Api

Variable deselerasyonların önlenmesinde intrapartum transservikal amnioinfüzyonun önemi

Ateş Karateke, Çetin Çam, Hüsnü Görgen, Akif Alkan, Nuri Delikara

Künye

Variable deselerasyonların önlenmesinde intrapartum transservikal amnioinfüzyonun önemi. Perinatoloji Dergisi 1994;2(1):62-62

Yazar Bilgileri

Ateş Karateke,
Çetin Çam,
Hüsnü Görgen,
Akif Alkan,
Nuri Delikara

  1. Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği - TR
Yayın Geçmişi
Çıkar Çakışması

Çıkar çakışması bulunmadığı belirtilmiştir.

Amaç

Bu çalışmanın amacı amnioinfüzyonun intrapaıtum variabl deselerasyonların önlenmesindcki etkinliğini ve güvenirliğinin incelenmesidir.

Yöntem

Hafif, orta ve ağır derecede variabl deselerasyonları olan travaydaki 67 olgu amnioinfiizyon ve kontrol grublanna randomize olarak ayrıldı. Amnioinfiizyon grubunu oluşturan 30 olguya 37C % 0.9 NaCl solüsyonu yerçekimini kuvveti ile transservikal întrauterin kateterle infüze edileli. Kontrol grubunu oluşturan 37 olguya standart obstetrik yöntemler uygulandı. Yenidoğanların Apgar skorları ve umbilikal arter pH değerleri kaydedildi.

Bulgular

Ortalama 628.3+241 mi ile amnioinfüzyon uygulanan grupta aınniotik sıvı indeksi ortalama 6.2 cm arttı, % 70 hastada variabl deselerasyonlar tamamı ile kayboldu, % 13.3'ünde azaldı, % 16.6'sında ise değişmedi. Bu grupta deselerasyonları derinleşen olgu yoktu. Kontrol grubunda % 51.8 olguda deselerasyonların şiddeti arttı, % 37.8'inde değişmedi, % 10.8 olguda ise deselerasyonlar kayboldu (p<0.001). 1. ve 5 dakika Apgar skorları, infüzyon uygulanan grupta 7.53±1.22 ve 9.03+0.66 kontrol grubunda 5.64+1.5 ve 7.97±1.5 bulundu (p<0.001), Umbilikal arter pH değeri infüzyon uygulanan grupta 7.22±0.04, kontrol grubunda 7.18+0.08 olarak belirlendi (p>0.05). Umbilikal arter pH değeri 7.20'nin altında oları yenidoğan sayısı infüzyon uygulananlarda % 10, kontrol grubunda % 54 oranında idi (p<0.01). Fetal distrese bağlı olarak infüzyon pubunda sezaryen ile doğum % 10 olguya, kontrol grubunda ise % 52 olguya uygulandı. Amnioinfüzyon işleminin komplikasyonlan olarak kabul edilen intrauterin basınç artımı ve akut polihidramniosu düşündürecek klinik bulgularla karşılaşılmadı ve kordon prolapsusu gözlenmedi.

Sonuç

İntrapartum transservikal amnioinfüzyon, seçilmiş vakalarda, kordon kompresyonuna bağlı olarak ortaya çıkan variabl deselerasyonları önleyen, neonatal asidoz ve operatif doğum oranlarını önemli derecede azaltan, komplikasyon ve yan etki oranı düşük, uygulanması kolay ve ucuz olan bir intrauterin resussitasyon yöntemi olduğu belirlendi.
Anahtar Kelimeler

-